12 Eylül'ün Karanlığına Karşı: Ülkücü Şehitlerimizin Aziz Hatırası Ve Muhsin Başkanın Vesayete Direnişi

BBP Malatya İl Başkanı Yüksel Duman, 12 Eylül 1980 darbesinin yıldönümünde yayımladığı mesajda, darbe döneminde yaşanan acıların unutulmaması gerektiğini belirterek demokrasi, hukuk ve milli iradenin korunması çağrısında bulundu.

BBP Malatya İl Başkanı Yüksel Duman, 12 Eylül 1980 darbesinin yıldönümünde yayımladığı mesajda,''12 Eylül 1980, aziz milletimizin hafızasında yalnızca bir tarih değil; demokrasinin askıya alındığı, hukuk ve adalet duygusunun ağır yaralandığı, binlerce ailenin gözyaşına boğulduğu karanlık bir dönemin adıdır.
O yıllarda farklı görüşlerden insanlarımız gibi, ülkücü ve milliyetçi camiamızın mensupları da ağır bedeller ödemiştir. Nice ülküdaşımız gözaltılarda, cezaevlerinde ve mahkeme koridorlarında zulüm görmüş; aileler evlatlarının yolunu gözlemiş, analar-babalar tarifsiz acılar yaşamıştır. İdam sehpalarında kaybettiğimiz ülkücü şehitlerimizin aziz hatırası, milletimizin vicdanında daima yaşayacaktır.
Bugün, 12 Eylül'ün karanlığında hayatını kaybeden bütün şehitlerimizi rahmetle; işkenceye, haksızlığa ve zulme maruz kalan bütün dava adamlarını saygıyla anıyoruz. O dönemin acısını yalnızca yaşayanlar değil; çocukluklarında evlerdeki sessizliği, annelerin gözyaşını ve ailelerin endişesini gören nesiller de yüreğinde taşımıştır.
Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu, 12 Eylül'ün çilesini bizzat yaşamış, uzun yıllar cezaevinde ve hücrede tutulmuş bir dava adamıdır. Hiçbir suçun, hiçbir ithamın insan onurunu çiğnemeye gerekçe olamayacağını yaşayarak görmüştür. Fakat o, yaşadığı zulmün kendisini öfkeye, intikama ve kin diline teslim etmesine izin vermemiş; inancını, vatan sevgisini ve millet iradesine bağlılığını daha da kuvvetlendirmiştir.
Muhsin Başkan'ın hayatı, sadece bir siyasi mücadelenin değil; haksızlık karşısında dik duruşun, vesayet karşısında millet iradesini savunmanın sembolüdür. O, siyaset üzerinde gölge kurmak isteyen anlayışlara karşı açık ve cesur bir tavır ortaya koymuştur. 'Namlusunu milletine çevirmiş tanka selam durmam' sözü; onun demokrasiye, millî iradeye ve milletin onuruna bağlılığının en güçlü ifadesidir.
Bizim için ordu, milletimizin göz bebeği ve vatan savunmasının sarsılmaz gücüdür. Ancak darbe yapan, milletin seçtiği iradeyi yok sayan, insanları işkenceyle susturmaya çalışan vesayet zihniyeti; ne devlet geleneğimizle ne de milletimizin iradesiyle bağdaşır. Bizim karşı olduğumuz, milletin ordusu değil; orduyu milletin iradesine karşı konumlandırmaya çalışan darbeci anlayıştır.
Ülkücülük; makam, mevki ve koltuk kavgası değildir. Ülkücülük; vatanın bölünmez bütünlüğüne, devletin bekasına, milletin huzuruna ve bayrağın şerefine sahip çıkmaktır. Milliyetçilik; birilerini ötekileştirmek değil, bu aziz vatanın bütün evlatlarının güvenliği, huzuru ve geleceği için mücadele etmektir.
12 Eylül'ün öğrettiği en büyük ders şudur: Devlet, hukukla güçlüdür. Devlet, adaletle yücedir. Devlet, milletin iradesine saygı duyduğu ölçüde büyüktür. İşkence, baskı, idam ve korku; hiçbir devleti güçlendirmez. Asıl güç, adaletten, merhametten ve milletle bütünleşmekten gelir.
Bugün bizlere düşen; geçmişin acılarını unutmadan, bu acılardan kin değil ibret çıkarmaktır. Darbelere, muhtıralara, vesayet heveslerine ve millet iradesini hedef alan her türlü girişime karşı aynı kararlılıkla durmaktır.
Başta Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu olmak üzere; 12 Eylül sürecinde şehadete yürüyen ülkücü şehitlerimizi, zulüm gören bütün dava adamlarını ve hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmet, minnet ve dualarla anıyoruz.
Ruhları şad, meknları cennet olsun'' ifadelerine yer verdi.

Bülten

Bakmadan Geçme