Göçer'den CHP İçine Demokrasi Eleştirisi: Tek Adam Anlayışı Partiyi Zedeliyor
Yazıhan Belediye Başkanı Av. Abdulvahap Göçer, CHP Milletvekili Veli Ağbaba'nın kendisi ve belediye hakkında dile getirdiği iddiaların asılsız olduğunu belirterek kapsamlı bir açıklama yaptı.
Yazıhan Belediye Başkanı Av. Abdulvahap Göçer, CHP Milletvekili Veli Ağbaba’nın kendisi ve belediye hakkında dile getirdiği iddiaların asılsız olduğunu belirterek kapsamlı bir açıklama yaptı.
Başkan Göçer'in açıklaması şu şekilde:
Sayın Milletvekili Veli Ağbaba’nın bir gazeteciye verdiği röportajda, Yazıhan Belediyesi ve şahsım
hakkında dile getirdiği iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.
Öncelikle şunu açıkça ifade ediyorum:
Yazıhan Belediye Başkanlığı, herhangi bir kişi ya da parti yöneticisinin lütfuyla değil, Yazıhan halkının
iradesiyle kazanılmıştır. Belediye başkanlarını partiler değil, vatandaş seçer. Vatandaşı yok sayan bu
anlayışı kabul etmiyorum. Zaten bu sürece girmemizin sebebi, hiç kimsenin parti içinde fikrine,
görüşüne ve düşüncesine değer verilmemesi, tek adamlılığın en sert şekilde uygulanmasından
kaynaklanmaktadır. Parti içinde üyelerin düşüncesi ve liyakat göz önünde bulundurulmadan, Vekil Veli
Ağbaba’nın söz verdiklerine görev verilmektedir. Bunun en büyük göstergesi, bir önceki kongresinde
eski Arguvan Belediye Başkanı’na “Ben Barış’a söz verdim, Barış il başkanı olacaktır.” demesi,
vekilimizin parti içi demokrasiye bakış açısını göstermektedir.
Yerel seçim sürecinde Yazıhan CHP Belediye Başkanlığı aday adaylığı için tek başvuru yapan benim;
benim dışımda başvuru yoktur. Biz aday olduktan sonra da CHP yönetimi aleyhimize çalışmıştır. CHP
yönetiminin bir kısmı bizim kaybetmemiz için uğraş vermiştir. Biz bunları Sayın Vekil’e ilettik. Yönetim
bize aday adayıyken, “CHP burada kazanamaz, sıra verin, biraz parası gitsin.” demiştir. Bunlara karşı
hiçbir işlem yapılmamıştır. Çünkü bunlar, Veli Ağbaba’nın talimatlarına harfiyen itaat edenlerdir.
Malatya’daki anlayışın parti içerisinde, iktidar olalım anlayışıyla hareket ettiği herkesin malumudur.
CHP’ye gönül veren herkes partiden uzaklaştırılmıştır.
Sayın Vekil’in bugün iddia ettiği olaylar, kendisinin iddiasına göre 1–1,5 yıl önce yaşanmış; o dönemde
kendisi tarafından ne dile getirilmiş ne de resmî süreçlere konu edilmiştir. Disipline sevk yazısında dahi
bu iddiaların hiçbiri yer almamaktadır. Vekilin iddia ettiği olayların gerçekle alakası yoktur.
İlçe başkanlığı atamaları başta olmak üzere, Yazıhan’da parti içi süreçler ortak akılla değil, tek taraflı
kararlarla yürütülmüştür. Belediye başkanı yok sayılmış, ilçe örgütü masa başında dizayn edilmiştir.
Verilen sözler tutulmamış, istişare ortadan kaldırılmıştır. “Ben yaptım, oldu bitti” anlayışı hâkimdir. Biz
bu antidemokratik hareketleri kabul etmediğimizden dolayı olay bu aşamaya gelmiştir. Parti
içerisindeki mekanizmalar Malatya’daki tek adamlıktan dolayı yok edilmiştir. Sorunlarımızı ileteceğimiz
ve çözecek mekanizmalar kalmamıştır. Sayın Vekil, partinin kurumsal kimliğini hiçe sayarak partinin ve
Genel Başkan’ın üzerinde hareket etmektedir. Bizim kurultay ve basın dışında derdimizi anlatacağımız
bir sistem kalmamıştır. Sistem tamamen Veli Ağbaba’dır.
Sayın Vekil’in iddia ettiği Silifke Belediye Başkanı ile yaptığımız sohbetin içeriği bilinçli şekilde
çarpıtılmıştır. Bu konuşmada ne Genel Başkanımıza, ne Cumhurbaşkanı adayımıza ne de Sayın Veli
Ağbaba’ya yönelik hakaret veya iftira söz konusudur. Bizim sohbetimizin konusu; yolsuzluk ve rüşvet
iddialarıyla anılan isimlerin CHP’ye zarar verdiği, partinin kan kaybettiği eksenindeydi. Yolsuzluk ve
rüşvet ile anılanların partiyle ilişkilerinin, aklanıncaya kadar askıya alınması gerektiği yönündeydi.
Tamamen samimi, iki arkadaş arasında yapılan bir konuşmaydı. Herhangi bir tutanak veya tartışma söz
konusu değildir. Beni belediye başkanı kapıya kadar uğurladı. Ben orada, Silifke Belediye Başkanı ile
baş başayken konuştuklarımızı anlatmayı kendime yakıştıramıyorum. Eğer böyle bir tutanak varsa,
Sayın Vekilimizin maharetidir. İki kişi arasında yapılan konuşmada taraflardan biri tutanak altına
alamaz. Bununla ilgili herhangi bir resmî evrak, görüntü veya ses kaydı varsa açıklamayan namerttir.
Bizim hırsızların ve rüşvete bulaşanların partiden aklanmasını söylememiz Sayın Vekil’i neden rahatsız
ediyor, anlamış değilim.
Ayrıca Sayın Veli Ağbaba’nın, bizzat Silifke Belediye Başkanı ile görüştükten sonra beni arayıp,
görüşmede Ali Mahir Başar hakkında konuştuğumu iddia etmesi söz konusudur. Evet, konuştuğumu
açıkça söyledim. Çünkü Ali Mahir Başar’ın kurultaydan sonraki üslubu ve tavrı CHP ailesini üzmüştür.
Sanki AK Parti’yi tek başına devirmiş gibi sevinç gösterileri yapmasını doğru bulmadığımı belirttim ve
bu konu 6 ay önce bu şekilde kapandı. Tamamen aramızda geçen bir konuşmaydı. Ben Sayın Vekil’in
sohbet halinde başkaları hakkında söylediklerini açıklamayı kendime yakıştıramıyorum. Bu bir hakaret
değil, bir değerlendirmedir. Ben kimseye iftira atmadım; kimseye hakaret etmedim. Temiz siyaset
talep ettim.
Sayın Vekil, kamuoyuna “Yazıhan’a 100’e yakın kamyon gönderildiğini” iddia etmiştir. Bu, yalnızca bir
abartı değil; ispatlanması gereken ağır bir iddiadır. Çünkü bu söz, hem kamuoyunu yanıltmak hem de
belediyemizi “vekilden gelen yardımlarla ayakta duran” bir görüntüye sokmak anlamına gelir. Buna
izin vermeyiz. Şayet Sayın Veli Ağbaba gerçekten “100’e yakın kamyon gönderdiğini” söylüyorsa;
bunun plakalarını, sevk irsaliyelerini, teslim-tesellüm tutanaklarını, hangi tarihte kaç gün çalıştığını,
hangi kurumdan çıktığını kamuoyuyla paylaşmak zorundadır. Aksi durumda bu iddia, algı üretme ve
kamuoyunu yanıltma girişimidir.
Gerçek şudur: Yazıhan’a gelen araçlar sınırlıdır ve çoğunun kira/işletme giderleri belediyemizce
karşılanmıştır:
* Adana Büyükşehir’den 2 kamyon gelmiştir.
* Şehitkamil Belediyesi’nden 2 kamyon gelmiştir (bir kısmı belediyemizce ödenmiştir).
* Mezitli Belediyesi’nden 1 kamyon gelmiştir.
* Yenişehir Belediyesi’nden 1 kamyon gelmiştir.
* Ataşehir Belediyesi’nden 2 kamyon gelmiştir (bir kısmı belediyemizce ödenmiştir).
* Aydın’dan gelen araçların da çalışma süreçlerinde kira ve masraflarının önemli kısmı belediyemiz
tarafından karşılanmıştır.
Üstelik bu araçlar “sürekli” değil, 2–3 ay gibi sınırlı bir süre görev yapmıştır. Dolayısıyla “100’e yakın
kamyon” iddiası gerçekle bağdaşmamaktadır. Bu iddia doğru değilse, bunun adı siyaset değil; yalandır.
Kamuoyuna “yardım kahramanlığı” şovu yapılması kabul edilemez.
Sayın Vekil, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin Yazıhan’da yapacağı yatırım projesini gündeme getirerek,
“Yazıhan Belediyesi bir kuruş para vermeyecek” demiş; buna rağmen bizim karşı çıktığımızı iddia
etmiştir. Gerçek tam tersidir. Bahsi geçen proje bir “genel yatırım” değil, fırın (üretim/tesis) projesidir
ve bu iş yalnızca sözle değil; planla, ruhsatla ve projeyle yürür. Biz de belediye olarak gereğini yaptık:
Malatya Büyükşehir Belediyesi’nden;
* Alanın 1/5000 nazım imar planı değerlendirmesi yapıldı,
* 1/1000 ölçekli uygulama imar planı süreçleri ele alındı,
* Ruhsata esas teknik hazırlıklar tamamlandı,
* Zemin etüdü yaptırıldı,
* İhale bedeli/keşif çıkarıldı,
* Projelendirme aşamaları yürütüldü.
Yani ortada “karşı çıktık” denilecek bir durum yoktur. Aksine, biz hazırlıklarımızı yaptık, işi ruhsata ve
uygulamaya hazır hâle getirdik. Buna rağmen “bekleyin” denildi, süreç uzatıldı. Bugün çıkıp “yatırıma
karşı çıktılar” demek hem emeğe saygısızlıktır hem de gerçekle bağını koparmaktır. Yatırım ciddiyet
ister. Biz yaptık. Ancak şimdi başarısızlıkları örtmek için belediyemize suç atılmaktadır.
Sayın Vekil tarafından Yazıhan’a düğün salonu yapılacağı defalarca kamuoyuna açıklanmış, hatta yer
belirlenmiş ve temel kazısı yapılmıştır. Bu tesisin 29 Ekim 2025 tarihinde teslim edileceği bizzat
kendileri tarafından ilan edilmiştir. Ancak aradan aylar geçmesine rağmen, bırakın teslimi, ortada tek
bir çivi dahi yoktur. Ne inşaat başlamış, ne proje ilerlemiş, ne de kamuoyuna tatmin edici bir açıklama
yapılmıştır. Bu vaat tutulmamış bir söz olarak ortadadır. Gerçekler bu kadar açıkken, gerçekleşmeyen
projelerin sorumluluğunu belediyemize yüklemek algı oluşturmaktan başka bir şey değildir. Yazıhan
halkı verilen sözleri de, tutulmayan vaatleri de çok iyi bilmektedir. Sözünün eri ol; Yazıhan’a verdiğin
sözleri yerine getir. Verilen sözler İftiralarla, bahanelerle örtbas edilemez.
Arguvan Türkü Festivali ve il kongresiyle ilgili öne sürülen iddialar da gerçeği yansıtmamaktadır. Bunlar
tamamen algı yaratma çabasıdır. İl kongresinde kavgayı gençlik kolları ve yöneticiler başlatmıştır.
Eleştiriye tahammül edememişlerdir. Bizler antidemokratik uygulamalara karşı çıktığımız için disiplin
süreci başlatılmıştır. Yazıhan’da kongreye katılanlar CHP’nin üyeleri ve gönül verenleridir.
Sayın Vekil, iddia ettiği olayların 1–1,5 yıl önce yaşandığını belirtmiş; ancak disipline sevk yazısında bu
konuların hiçbirine yer verilmemiştir. Sayın Vekil, disipline sevkimizi meşrulaştırmak için sözde
gerekçeler üretmektedir. Asıl amaç tek adamlılığı örtbas etmektir. Halkı ve partilileri yok sayan bu
anlayış kabul edilemez. Bizim neden böyle davrandığımızı anlayabilmesi için demokrasiyi bilmesi
gerekir. Biz parti içi demokrasi için mücadele ediyoruz; söylemlerimizle yaptıklarımız birdir. Gelen
müfettişler, sadece kongredeki olan olaylar konusunda bizimle görüşmüşlerdir başka hiçbir konuda
bizimle konuşmamıştır. Bize sayın vekil veli ile görüşürseniz bu süreç kapanır. Buda Parti içerisinde
tüzüğün değil kendini partide üstün görenlerin talimatlarıyla patinin idare edildiğinin en büyük
göstergesidir. Bahsedilen iddialar tamamen algı yaratma çabasıdır.
Sayın Vekil’in açıklamaları CHP’ye değil, kişisel iktidar alanını koruma çabasına hizmet etmektedir.
CHP’yi yıpratan bu dildir.
Şunu herkes bilmelidir:
Ben CHP’ye gönül vermiş bir belediye başkanıyım. Hiçbir yere gitmiyorum.
Yanlış terazide hukuk, ahlak ve vicdan tartılmaz.
Bu konuları, hangi televizyon programı olursa olsun, yüreği varsa kamuoyu önünde tartışmaya davet
ediyorum.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Av. Abdulvahap GÖÇER
Yazıhan Belediye Başkanı
Bakmadan Geçme