Malatya'da STK'ların Kamu ve Özel Sektörle İş Birliği Masaya Yatırıldı
Malatya'da STK'ların Kamu ve Özel Sektörle İş Birliği Masaya Yatırıldı
Malatya Büyükşehir Belediyesi, Malatya Kent Konseyi ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi iş birliğinde yürütülen “Sivil Toplum Atölyeleri” projesinin dördüncü dersi olan, “STK Kamu ve Özel Sektör İş Birliği” konusu işlendi.
Malatya Kent Konseyi Toplantı Salonu’nda düzenlenen programda, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı ve Yeni Medya ve İletişim Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Abuzer Yeşil, sivil toplum kuruluşlarının kamu kurumları ve özel sektörle geliştirebileceği iş birliklerini, bu iş birliklerinin yerel kalkınmaya katkılarını ve sürdürülebilir ortaklık modellerini ele aldı.
Yeşil: İş birliği, yardım istemekten daha fazlasıdır
Sivil toplum kuruluşlarının toplumsal sorunların çözümünde önemli bir rol üstlendiğini belirten Yeşil, kamu, özel sektör, üniversite ve vatandaşların farklı imkân ve yetkinliklerinin ortak bir amaç etrafında buluşturulması gerektiğini söyledi. Yeşil, “Güçlü STK, farklı kaynakları ortak bir toplumsal amaç etrafında birleştirebilen STK’dır” diyerek iş birliğinin yalnızca maddi destekten ibaret olmadığını vurguladı.
Sivil toplum kuruluşlarının kamu ve özel sektörle ilişkilerinde yalnızca maddi destek talep eden bir yaklaşım yerine, çözümün parçası olmayı hedeflemesi gerektiğini dile getiren Yeşil, iş birliği tekliflerinin somut bir toplumsal sorun, verilerle desteklenen bir ihtiyaç ve uygulanabilir bir çözüm modeli üzerinden hazırlanmasının önemine dikkat çekti.
Özel sektörle kurulacak ilişkilerin de yalnızca sponsorluk ve görünürlük çerçevesinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Yeşil, “Şirketler finansman desteğinin yanı sıra uzmanlık, teknoloji, çalışan gönüllülüğü, mentorluk ve istihdam imkânlarıyla da toplumsal faydaya katkı sunabilir. İş birliğinin temelinde karşılıklı katkı ve ortak değer üretiminin bulunması gerekiyor” dedi.
Malatya’dan örneklerle ortaklık modelleri ele alındı
Eğitimde Malatya’nın yerel ihtiyaçlarından hareketle gençlerin dijital girişimciliğinin desteklenmesi, kayısı sektöründe kadın ve genç girişimciliğinin geliştirilmesi ve engelli bireylerin istihdama katılımının artırılması gibi örnekler üzerinden iş birliği modelleri değerlendirildi.
Bu örneklerde sivil toplum kuruluşlarının hedef gruplara erişim ve saha organizasyonu, kamu kurumlarının koordinasyon ve hizmet altyapısı, özel sektörün teknoloji ve istihdam imkânları, üniversitelerin ise araştırma ve ölçme-değerlendirme desteğiyle sürece katkı sunabileceğini belirten Yeşil, “Başarıyı yalnızca gerçekleştirilen faaliyet sayısıyla değerlendirmek yeterli olmayacaktır. Asıl önemli olan yapılan çalışmaların toplumsal hayatta meydana getirdiği değişimi ölçebilmektir” dedi.
İş birliklerinin sürdürülebilir olması için ortak hedeflerin belirlenmesi, görev ve sorumlulukların açıkça tanımlanması, şeffaflığın sağlanması ve sonuçların düzenli olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yeşil, kurumsal ortaklıkların kişilere bağlı kalmadan, kurumlar arasında sürdürülebilir bir anlayışla yürütülmesinin önem taşıdığını belirtti.
Program, katılımcıların fikirlerini paylaşması ve değerlendirmelerin ardından sona erdi.