• Haberler
  • Gündem
  • MİT, Zuvari Suikastına Uzanan Uluslararası Mossad Ağını İstanbul'da Çökertti

MİT, Zuvari Suikastına Uzanan Uluslararası Mossad Ağını İstanbul'da Çökertti

MİT, Zuvari Suikastına Uzanan Uluslararası Mossad Ağını İstanbul'da Çökertti

MİT'in İstanbul'da yakaladığı iki Mossad ajanının, Tunuslu Kassam mühendisi Muhammed ez-Zuvari'nin 2016'da şehit edilmesiyle sonuçlanan uluslararası istihbarat ve suikast zincirinde kritik rol oynadığı ortaya çıktı. Aralık 2025'te Tunus'ta verilen müebbet hapis cezaları, bu ağın hukuki boyutunu gözler önüne sermişti.

Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) İstanbul'da gerçekleştirdiği son operasyon, siyonist rejim istihbarat servisi Mossad'ın yıllara yayılan gizli faaliyetlerini ve Kassam mühendislerini hedef alan suikast politikasını bir kez daha açığa çıkardı.

"MONİTUM" operasyonu kapsamında yakalanan iki şüphelinin, Tunuslu Kassam mühendisi Muhammed ez-Zuvari'nin şehit edilmesine uzanan istihbarat zincirinin aktif halkalarından olduğu değerlendiriliyor.

MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen operasyonda, Mossad adına casusluk yaptığı tespit edilen mermer tüccarı Mehmet Budak Derya ile suç ortağı Veysel Kerimoğlu'nu gözaltına aldı. Güvenlik kaynakları, iki ismin uzun yıllar boyunca ticari faaliyetler kisvesi altında Mossad'a bilgi ve lojistik destek sağladığını belirtti.

 

Soruşturma dosyasına göre maden mühendisi olan Mehmet Budak Derya, 2005 yılında Mersin'in Silifke ilçesinde mermer ocağı açtı ve zamanla yurt dışına açılarak geniş bir ticari ağ kurdu. Bu faaliyetler, siyonist rejim istihbaratının dikkatini çekti ve Derya, ticaret üzerinden örülen bir istihbarat ağının içine çekildi.

Eylül 2012'de, Mossad tarafından kurulan paravan bir şirket adına hareket eden ve "Ali Ahmed Yassın" kod adını kullanan bir kişi, Derya'yla temasa geçti. Ocak 2013'te Avrupa'da yapılan görüşmede, şirket sahibi kimliği altında Mossad mensuplarıyla yüz yüze temas kuruldu. Görüşmelerde ticaret konuşulsa da asıl amacın istihbarat faaliyeti olduğu kısa sürede netleşti.

Kod adı "Luis" olan bir Mossad görevlisi, Derya'dan Filistin asıllı Türkiye vatandaşı Veysel Kerimoğlu'nu işe almasını istedi. Kerimoğlu'nun maaşının dahi Mossad tarafından karşılandığı, iki isimden temas kurdukları kişiler ve yürüttükleri faaliyetlere dair düzenli bilgi aktarmalarının talep edildiği belirlendi.

Derya ve Kerimoğlu, bu süreçte Orta Doğu'ya yönelik ticari faaliyetlerini genişletti. Siyonist rejimin bölge politikalarına muhalif Filistinlilerle kurulan sosyal ve ticari ilişkiler, zamanla birer veri kaynağına dönüştürüldü. Toplanan kişisel bilgiler, çevresel veriler ve temas ağları adım adım Mossad'a aktarıldı.

Soruşturmada, Derya'nın Gazze'ye giriş izni almaya çalıştığı, bölgede aradığı depo ve alanların fotoğraflarını Mossad'a ilettiği de tespit edildi. Güvenlik birimleri, bu girişimlerin saha keşfi ve hedef tespiti amacı taşıdığına dikkat çekti.

2016'nın başlarında Kerimoğlu'nun, insansız hava araçlarına ait parça ticareti yapılması yönünde teklifte bulunduğu, Derya'nın bu öneriyi gecikmeden Mossad'a ilettiği ortaya çıktı. Servisin onayıyla birlikte dron parçalarına ait ilk numuneler doğrudan Mossad tarafından temin edildi.

Bu süreçte, dron parçası satışı için temas kurulmaya çalışılan isimler arasında Tunuslu Kassam mühendisi Muhammed ez-Zuvari'nin de yer aldığı belirlendi. Ez-Zuvari'nin 2016 yılında Tunus'ta Mossad tarafından düzenlenen suikastla şehit edilmesi, Türkiye'de deşifre edilen bu yapının söz konusu suikast zincirinin bir parçası olduğunu gözler önüne serdi.

Güvenlik kaynakları, Derya'nın Mossad'la ilişkisini yıllar boyunca sürdürdüğünü, bu kapsamda çeşitli Avrupa ülkelerinde çok sayıda üçüncü ülke görüşmesi gerçekleştirdiğini aktardı. Operasyonun gizliliği için Derya'ya kriptolu haberleşme sistemleri sağlandığı, 2016'da bir Asya ülkesinde ve 2024'te Avrupa'da yalan makinesi testlerine tabi tutulduğu öğrenildi.

Ocak ayında yurt dışında Mossad görevlileriyle yapılan son görüşmede, uluslararası tedarik zincirine sızmak amacıyla paravan bir şirket kurulmasının planlandığı belirlendi. Ancak uzun süredir MİT'in takibinde olan Derya ve Kerimoğlu, planı hayata geçiremeden İstanbul'da yakalandı.

Uzmanlara göre Türkiye'de ortaya çıkarılan bu ağ, Muhammed ez-Zuvari suikastının münferit bir saldırı değil, Kassam'ın teknik kadrolarını hedef alan uzun vadeli ve sistematik bir Mossad politikasının parçası olduğunu bir kez daha ortaya koydu. (İLKHA)

Bakmadan Geçme