TUDVA'da ''Türk Kültüründe Kadın ve Aile'' Konuşuldu

Türk dünyasının gönüllülük esasına dayalı en büyük projesi olan Türk Dünyası Dijital Vatandaşlık Projesi (TUDVA) kapsamında verilen 6'ncı derste bu hafta

Türk dünyasının gönüllülük esasına dayalı en büyük projesi olan Türk Dünyası Dijital Vatandaşlık Projesi (TUDVA) kapsamında verilen 6’ncı derste bu hafta “Türk Kültüründe Kadın ve Aile” konusu işlendi.

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hikmet Demirci, Çankırı Karatekin Üniversitesi Kurşunlu Adalet Meslek Yüksekokulu Hukuk Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Perihan Gözüm, Azerbaycan Milli İllimler Akademisi Dr. Memmedova Könül Surxay Qızı ve Mersin Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğr. Gör. Gülcan Boyraz Eser’in konuşmacı olarak katıldığı çevrim içi derse Türk dünyası ülkelerinden yüzlerce kişi katılım sağladı.

İlk olarak konuşan Doç. Dr. Hikmet Demirci İslamiyet öncesi ve sonrasında Türk kültüründe ailenin ve kadının öneminden bahsetti. Ailenin ve kadının yerini İslamiyet öncesi ve sonrasında şeklinde anlatan Hikmet Demirci şunları söyledi:

“İslamiyet öncesi ve İslamiyet sonrası ele aldığımız Türk ailesinin ve kadının niçin böyle bir dönemleştirmesini yaptık. Aslında İslamiyet öncesi Türk aile tipi kültürel süreklilikle birlikte İslamiyet sonrasında da devam etmiştir ama önemli değişim ve dönüşümlerden de geçmiştir diyebiliyoruz. İslamiyet öncesi kurulan Türk devletleri ve özellikleri daha çok dağınık boy gruplarının bir başbuğu ya da han, hakan etrafında toplanan hareketli bir merkezi yapı şeklindeyken, İslami dönemde bu yapı yönetici kesiminde herhangi bir değişim olmasa da sultan, hükümdar, lider gibi isimleri alsa da kadının konumunda büyük bir değişim olduğunu söyleyebiliyoruz.”

İslamiyet öncesi Türk kültüründe kadın ve aile konusunda örnekler veren Demirci, diğer milletlerle karşılaştırmalar yaptı.

Doç. Dr. Hikmet Demirci’den sonra konuşan Öğr. Gör. Gülcan Boyraz Eser, Türk tarihinde kadınların aile kurumuna sadakatle bağlı olduğunu belirtti. Tomris Hatun, Dilşat Hatun, Nene Hatun, Kara Fatma, Kılavuz Hatice, Halide Edip, Nezahat Onbaşı, Halime Çavuş gibi Türk tarihinde iz bırakan kadınların kahramanlıklarını anlatan Gülcan Boyraz Eser, Atatürk’ün  “Ey, kahraman Türk kadını sen yerde sürüklenmeyi değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Dr. Memmedova Könül Surxay Qızı da Türk kadının vatanseverliliğinin yaratılışından geldiğini dile getirerek Türk kadının savaşçı özelliğine vurgu yaptı. Dr. Memmedova Könül Surxay Qızı Dede Korkut, Manas, Battal Gazi destanlarında geçen Türk kadınlarından dinleyicilere  örnekler sundu.

Dr. Öğr. Üyesi Perihan Gözüm ise Türk dünyasındaki kadınlarla ile günümüzdeki iş yaşamında kadın girişimcilerin rolünü dinleyicilerle paylaştı.

Kadınların girişimci özelliklerinin olduğunu ifade eden Perihan Gözüm “Tedirgin olmayın, yanlış mı yaptınız? Bir projeniz mi var? Kafanızda bir şeyleri gerçekleştirmek mi istiyorsunuz? Lütfen atılın, bunun önünde kimse durmasın. Çünkü bizim zaten geçmişimizde inanılmaz güzel örnekler var.” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Perihan Gözüm ayrıca kadınlardan girişimci özelliklerini tedirgin olmadan ön plana çıkarmalarını istedi.

Dersin sonunda Doç. Dr. Hikmet Demirci, Dr. Öğr. Üyesi Perihan Gözüm, Dr. Memmedova Könül Surxay Qızı ve Öğr. Gör. Gülcan Boyraz Eser dinleyicilerden gelen soruları yanıtladı.

Bakmadan Geçme