Varlığın Öteki Yarısı: Ruh Sağlığı

Uzman Klinik Psikolog Mehmet Demez, Ruh Sağlığı Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, psikolojik destek almanın bir zayıflık değil, bireyin kendine verdiği değerin göstergesi olduğunu vurguladı.

Mayıs ayı, baharın gelişini simgelemenin yanı sıra Ruh Sağlığı Farkındalık Ayı olarak da önem taşıyor. Uzman Klinik Psikolog Mehmet Demez, modern yaşamın yoğun temposu içinde bireylerin kendi duygularını ihmal ettiğine dikkat çekerek, ruh sağlığının en az fiziksel sağlık kadar önemli olduğunu belirtti.
Günlük hayatın koşturmacasında insanların kendilerine “Nasıl hissediyorum?” sorusunu sormayı unuttuğunu ifade eden Demez, ruhsal ve fiziksel sağlığın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.
Toplumda ruh sağlığına yönelik önyargıların hâlâ önemli bir sorun olduğuna değinen Demez, “Fiziksel bir hastalık için doktora gitmek ne kadar normalse, ruhsal sıkıntılar için destek almak da o kadar doğaldır. Ancak ‘el alem ne der?’ anlayışı, insanların yardım aramasının önündeki en büyük engellerden biri olmaya devam ediyor” dedi.
Psikolojik destek almanın zayıflık değil, aksine bir güç ve farkındalık göstergesi olduğunun altını çizen Demez, her dört kişiden birinin hayatının bir döneminde ruhsal zorluk yaşadığına dikkat çekti.
Ruh sağlığını korumak için günlük hayatta uygulanabilecek basit yöntemler olduğunu belirten Demez, şu önerilerde bulundu:
Duyguları tanımlamak, dijital detoks yapmak, sınır koyabilmek ve gerektiğinde “hayır” diyebilmek ile düzenli egzersiz yapmak, zihinsel iyilik halini destekleyen temel adımlar arasında yer alıyor.
Ruhsal sorunların çoğu zaman gözle görülmediğini vurgulayan Demez, farkındalık düzeyi yüksek bireylerin yaşadıkları durumun geçici mi yoksa profesyonel destek gerektiren bir durum mu olduğunu daha kolay ayırt edebildiğini ifade etti.
Toplumda ruhsal sorun yaşayan bireylere yönelik yargıların azalmasının, yardım arama davranışını artıracağını belirten Demez, “Ruh sağlığı desteği almak, bir dişçiye gitmek kadar normal karşılanmalıdır” diye konuştu.
Ruhsal sorunların çözümsüz kalmasının fiziksel hastalıklara da yol açabileceğine dikkat çeken Demez, ruh sağlığına yatırım yapmanın aslında genel sağlık için bir koruma kalkanı olduğunu söyledi.
Son olarak ruh sağlığı farkındalığını “bir zırh değil, bir ilk yardım çantası ve yol haritası” olarak tanımlayan Demez, hayatın zorluklarının kaçınılmaz olduğunu ancak önemli olanın bu zorluklarla nasıl başa çıkıldığını bilmek olduğunu ifade etti.
Demez, “En büyük yatırım, kişinin kendi iç huzuruna yaptığı yatırımdır” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

Bakmadan Geçme