Erkan Akan

Türkiye'deki İki Bakan Değişikliğine İslam Penceresinden Bir Bakış

Erkan Akan

Son günlerde Türkiye’de gerçekleşen iki bakan değişikliği, sadece siyasi bir tasarruf değil; aynı zamanda iradenin, sorumluluğun ve vicdanın yeniden hatırlanması olarak da okunabilir. Devlet idaresi, İslam siyaset düşüncesinde salt güç kullanımı değil; emaneti ehline verme ve adaleti tesis etme mesuliyetidir.

Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulur:

“Şüphesiz Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.”

(Nisâ, 58)
Bu ayet, devlet yönetiminin temel ilkesini ortaya koyar: ehliyet ve adalet.
Dolayısıyla yapılan her görev değişimi, İslam penceresinden bakıldığında bir “yenilenme” değil; emanetin yeniden taksimi olarak değerlendirilir.

İslam Siyaset Düşüncesinde İrade ve Vicdan
İslam geleneğinde yönetim, üç temel kavram etrafında şekillenir:

Emanet
Adalet
İstişare (Şûrâ)

1. Emanet Bilinci

İmam Gazâlî, devlet idaresini “din ile dünyanın nizamını sağlayan bir zaruret” olarak tanımlar. Ona göre idarecinin kalbinde iki şey canlı olmalıdır: Allah korkusu ve kul hakkı hassasiyeti.
Bir görev değişikliği, eğer kamu vicdanını rahatlatıyor ve adalet duygusunu güçlendiriyorsa; bu, sadece siyasi değil, ahlaki bir yenilenme işaretidir.

2. Adalet ve Devletin Bekası
İbn Haldun, Mukaddime’de devletlerin çöküşünü çoğu zaman adaletin zayıflamasına bağlar. Ona göre toplumsal dayanışma (asabiyet), adaletle güçlenir; zulümle çözülür.
Bu çerçevede yapılan değişiklikler, toplumda “adalet yeniden tahkim ediliyor” algısı oluşturuyorsa; bu, devlet-millet bağını kuvvetlendirir.
3. Şûrâ ve Ortak Akıl
Kur’an’da “Onların işleri aralarında istişare iledir.”

(Şûrâ, 38) buyrulur.

Bakan değişimleri, istişare mekanizmasının işlediğinin ve sistemin durağan değil dinamik olduğunun göstergesidir.

Sosyal Psikolojik Açıdan Değerlendirme

Sosyal psikolojide “meşruiyet algısı”, yönetimlere olan güvenin temelidir.
Toplum, yöneticilerinde üç şey arar:
Yetkinlik
Sorumluluk
Hesap verebilirlik
Bir değişiklik olduğunda, kamuoyunda şu psikolojik etki oluşur:

“Yanlış görülüyor ve düzeltiliyor.”
“Sistem kendini yenileyebiliyor.”
“Devlet donuk değil, canlı.”
Bu, kolektif vicdanı rahatlatır ve toplumsal moral üretir.

Hükümet İdaresi Perspektifi
Kamu yönetimi teorisine göre bakan değişimleri üç nedenle yapılır;

Politika yön değişimi
Performans değerlendirmesi
Toplumsal beklentilere cevap verme

İslam siyaset anlayışıyla örtüşen nokta şudur:
Görev makam değil, hizmet yeridir.

Farabi, El-Medinetü’l-Fazıla’da yöneticiyi “ahlaki olgunluğu ve akli dirayeti yüksek kişi” olarak tarif eder.

Bu açıdan bakıldığında değişimler, fazilet arayışının devam ettiğini gösterir.

Yeni Bakanlar Hakkında Kısa Bilgiler


Yeni atanan bakanların ortak özellikleri genellikle şu başlıklarda toplanmaktadır:

Akademik ve bürokratik tecrübe
Alan uzmanlığı
Uluslararası deneyim
Kamu yönetimi pratiği

Bu özellikler, ehliyet ve liyakat vurgusunun güçlendiği şeklinde yorumlanabilir.

İrade ve Vicdanın Yeniden Dirilişi
Devlet mekanizmasında değişim;
Eğer adalet duygusunu artırıyor,
Toplumun umudunu besliyor,
Emanet bilincini güçlendiriyorsa —
Bu sadece bir atama değildir.
Bu, iradenin ve vicdanın yeniden dirilişidir.

İslam siyaset anlayışında diriliş; gürültüyle değil, sorumluluk bilinciyle olur.

Adaletle olur.

Emaneti ehline vermekle olur.
Ve unutulmamalıdır:
“Devlet küfürle yaşar ama zulümle yaşamaz.”
(İslam siyaset geleneğinde yaygın 
hikmet sözü)


Sonuç
Türkiye’deki iki bakan değişikliği, doğru okunduğunda;
Sistem içi yenilenme,
Kamu vicdanının dikkate alınması,

Ehliyet vurgusunun güçlenmesi,
Ve adalet hassasiyetinin tahkimi olarak görülebilir.
İslam penceresinden bakıldığında bu, emanetin yeniden taksimi ve sorumluluğun tazelenmesi anlamına gelir.
Devletler kurumlarla ayakta kalır;
Ama milletler vicdanla yaşar.


Kaynakça :

Kur’ân-ı Kerîm
Mukaddime
İhyâ-u Ulûmi’d-Dîn
El-Medinetü’l-Fazıla
Siyasetnâme
Risale-i Nur


Erkan Can Akan????️


Allah’ım; bu millete adaletle hükmeden, emaneti hakkıyla taşıyan ve vicdanı diri yöneticiler nasip eyle.
Âmin.

Yazarın Diğer Yazıları