Bir Köy Sofrasından Balkıca Sedir Ormanlarına
Eylem Güler
Doğaden Sporcusu – Orman Yangın Gönüllü Timi Üyesi
Bazı yürüyüşler vardır;
rota olarak başlar,
insana dair bir hatırayla biter.
Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Balkıca Köyü’ne yaptığımız bu kış yürüyüşü de onlardan biriydi. Daha otobüsten iner inmez anladık ki bu yürüyüş, patikadan önce insanla başlayacaktı.
Balkıca’da, Süleyman Abi ve eşinin misafiri olduk. Soğuk bir kış gününde kapılarını bize içtenlikle açtılar. Masalar hazırlanmış, tarhana çorbası ve çay ikram edilmişti. Süleyman Abi ve eşi, bizi büyük bir misafirperverlikle karşıladı, ağırladı. Yürüyüşe başlamadan önce bedenimiz değil, ruhumuz ısındı. Anadolu’da yürüyüş çoğu zaman böyle başlar; samimiyetle.
Kahvaltının ardından köyden ormana doğru yürümeye başladık. Evler geride kaldı, patikalar başladı. Balkıca’nın sakinliği, attığımız her adımda biraz daha hissediliyordu. Karla kaplı yollar, günün ilk ayak izlerini kabul ediyordu.
Karın üzerinde beliren ayak izleri, o gün ormandaki ilk izlerdi. Sessizlik yalnızca adımlarımızın sesiyle bozuluyordu. Kış yürüyüşlerinin en güzel yanı da budur; doğa konuşmaz, dinletir.
Sedir ormanlarının içine girdiğimizde, ortamın sessizliği daha da derinleşti. Sedir ağaçları, Anadolu’nun binlerce yıllık tanıklarıdır. Soğuğa dayanıklıdırlar; kökleri derine iner, toprağı tutar ve doğanın dengesini korurlar. Tarih boyunca dayanıklılığı ve kokusuyla değer görmüş bu ağaçlar, bugün bize sabrı ve sürekliliği hatırlatır.
Kısa bir çay ve fotoğraf molasının ardından, grup başkanımız bulunduğumuz bölgeyle ilgili bilgiler verdi. Arkamızda Ulubey Kanyonu’nun uzanan coğrafyası, etrafımızda sedirlerin sessiz görkemi vardı. Bu coğrafya yalnızca yürünerek değil, durup bakılarak anlaşılır.
Manzara noktasında, dev bir sedir ağacının yanında yaklaşık on beş dakikalık bir fotoğraf molası verdik. Herkes, ağaçların ve manzaranın görkemi karşısında bir süre sustu. Bazı anlar vardır; insan sadece fotoğraf çekmez, hafızasına da kaydeder.
Bu molanın ardından yemek molası vereceğimiz alana doğru yürüdük. Kar eşliğinde yapılan bu yürüyüş, günün en keyifli anlarından biriydi. Yemek molasında herkes yanında getirdiği sandviçleri ve çaylarını paylaştı. Kar varken, birkaç arkadaşın yanında getirdiği pekmezle karlı pekmez yapmamak olmazdı. Gülüşler yükseldi, fotoğraflar çekildi.
Bazı arkadaşlarımız karda kaydı, bazıları çocukluğuna kısa bir yolculuk yaptı. Bir grup arkadaş ise güne nostaljik ve komik bir anı bırakmak için oynadı. Bu anlar, yürüyüşün temposundan bağımsız ama ruhuna çok yakındı. Çünkü doğa yürüyüşleri sadece yürümek değildir; paylaşmaktır, birlikte gülmektir.
Dönüş yoluna geçtiğimizde tempo daha sakindi. Manzara ve sedir ağaçları bir süre daha bize eşlik etti. Bu dönüş, sadece geri dönmek değildi; günün izlerini içimize sindirmekti.
Balkıca sedir ormanlarında yaptığımız bu yürüyüş, bize bir kez daha şunu hatırlattı:
Doğada atılan adımlar geçicidir,
ama bıraktığı his kalıcıdır.
Bir başka yürüyüşte,
yeniden görüşmek dileğiyle.
Bu yürüyüşe ait tüm görüntüler ve video, “Eylem Dağlarda” YouTube kanalında izlenebilir.
Balkıca Sedir Ormanları Kış Yürüyüşü – Denizli / Tavas