Geçtiğimiz gün memleketimiz Malatya’da bir amatör maçta hakemin kafasına scooter atıldı.
Bir haber gibi okundu, birkaç saat konuşuldu, sonra gündem değişti.
Ama aslında değişen sadece gündem değildi…
Pazar sabahı sahaya gelen çocuklar gençler vardı. Kramponunu ilk kez bağlayan, heyecandan kahvaltı yapamayan, “hocam bugün oynayacak mıyım?” diye soran çocuklar gençler… Amatör futbol onların hayal kurduğu ilk yerdir. O saha; mahalledir, arkadaşlıktır, aidiyettir.
Amatör futbol para ile dönmez, gönül ile döner.
Hafta içi işçi olan, öğrenci olan, esnaf olan insanlar Pazar günü futbolcu olur. Bir antrenör bütün haftanın yorgunluğunu o 90 dakikaya sığdırır. Bir hakem ise sadece maçı yönetmeye gelir. Kimse kavga etmeye, korkmaya, risk almaya gelmez.
Ama artık o sahalara korku da gelmeye başladı.
Hakem hata yapabilir.
Antrenör hata yapar.
Futbolcu hata yapar.
Çünkü futbol hatalar oyunudur.
Fakat şiddet hata değildir, tercihtir.
Bir düdük yüzünden bir insana saldırmak, aslında sadece bir hakeme değil; o sahayı izleyen çocukların zihnine yapılan bir müdahaledir. Çünkü çocuklar söylediklerimizi değil, gördüklerimizi öğrenir. Biz antrenmanda “saygı” öğretirken kenardan gelen bir cümle her şeyi yıkabiliyor.
“Baskı yapın hakeme!”
“vur ona!”
“İndir onu!”
"Bırakma patçala”
Vs vs
O an futbol eğitimi bitiyor, öfke eğitimi başlıyor.
Unutmayalım:
Altyapı sahaları futbolcu yetiştirdiği kadar karakter de yetiştirir.
Bugün hakeme atılan o scooter aslında sporun ruhuna atılmıştır. Yarın o sahaya maç yönetmeye hakem bulamazsak, çocukları oynatacak organizasyon da bulamayacağız. Çünkü spor güven ortamında yapılır. Güven yoksa gelişim de olmaz.
Çözüm sadece ceza vermek değil.
Kulüp, antrenör ve veli aynı kültürde buluşmadıkça bu sorun bitmez. Antrenör sadece taktik öğretmez; sabır, saygı ve davranış öğretir. Kenarda duran bir yetişkin ise ya bu eğitimi büyütür… ya da yok eder.
Belki artık şunu kabul etmeliyiz:
Skor tabelasını düzeltmeden önce saha kültürünü düzeltmek zorundayız.
Çünkü mesele bir hakem değil.
Mesele, çocukların futbolu nasıl hatırlayacağı.
Bir gün herkes futbolu bırakır…
Ama sahada gördüğü davranışları hayatı boyunca taşır.
Futbolu kaybedersek, sadece bir oyunu değil, bir nesli kaybederiz.
ANTRENÖR MEHMET ALİ LÜLE