Mir Murat Demir

TOLERE ETMEK ve TAMAMLAMAK

Mir Murat Demir

Dünya dışında bir yaşam var mı, bilmiyoruz. Dünya dışında bir yaşam olması, birden çok daha fazla yaşamlar olması da muhtemel de hiçbir yaşam başlangıcı ve medenileşme hızı döngü frekansı dünya ile aynı olmayacağından çok ama çok farklılıklar içerisindedirler kanaatindeyim. Tamam, hızla kendi gezegenimize, dünya ya geri dönelim. Dünya da hiçbir coğrafyada ve hiçbir süreçte mükemmel insan yoktur ve olacağı düşüncesini taşımıyorum. İdeal, dört dörtlük diye tanımladığımız ne insan ne de hayvan, nebat ne de cisim, meta vardır. Var olan, gerçek olan, teorik bilimsel tabirle en az toleransa sahip iyi, güzel, ideale en yakın olan vardır. İnsan ki, beş duyu organıyla en az toleransa sahip daha anlaşılır haliyle küçük ve mikro seviyedeki kusur ve hataları görmez, duymaz, algılamaz, algılayamaz ki.  Dünya genelinde ülkelerin şebeke frekansları 50 veya 60 hertz'dir. Ülkemizde şebeke frekansımız 50 hertz'dir. Bu şu anlama gelir: 1 saniye (T) içerisinde elektrik 50 saykıl oluşturur. Anlaşılır haliyle bir saniyede çok yüksek frekansta ki durumları da çok alçak seviyedeki frekansları da insan halimizde, beş duyu organımızla algılayamaz, farkına varamayız. Kafanızı karıştırmak istemem ama bilimsel bir gerçeklik, dünyayı çok yüksek frekansta yaşamsal döngüsü olan birçok farklı canlılarla da paylaşıyor olmamız mümkün. Bilimsel, akademik bir yazı değil, bir ara meraklıysanız arar, araştırır, öğrenirsiniz.
Yaratılmışız, yaşıyoruz, yaşarken sağlıklı olmak, neşeli ve mutlu olmak başlıca istek ve temennimiz olmalı bu temelde de gayret sarf etmeliyiz. İnsan olarak beden sahibi olduğumuz gibi bir ruha, karaktere sahibiz, dünya ya geldikten ve ebeveyn destekli ilk yaşlarımızdan sonra kendi kişiliğimizi kendimiz oluşturuyoruz. Her insanın benzer gibi görünse de kendine özgü prensipleri, meziyetleri, hasletleri ( benzer, eşdeğer mana taşırlar ) vardır. Her insanın yine benzer gibi görünse de farklı bakış açısı ve değerlendirme hali ile adalet duygusu, iletişim şekilleri ve kuralları, insana, hayvana, doğaya dair farklı farklı yaklaşım ve bağlantı halleri vardır. İnsanı nasıl ve ne şekilde eşleştirirsek eşleştirelim, her insan nev-i şahsına münhasır, farklı bir yapılanma içerisinde ve özelliklere haizdir.
..
"Hayatı boyunca evlenmeden kalmış bir adam duymuştum. Ve doksan yaşında ölüm döşeğindeyken birisi ona, “Yaşamın boyunca evlenmedin fakat nedenini asla söylemedin artık ölüyorsun, en azından merakımızı dindir. Bir sır varsa şimdi söyleyebilirsin çünkü birazdan göçmüş olacaksın. Sırrın açığa çıkmış bile olsa sana bir zararı olamaz” dedi.
“Evet, bir sır var. Ben evliliğe karşı değilim ama mükemmel bir kadın arıyordum. Aradım ve aradım ve tüm yaşamım kayıp gitti” dedi adam.
Soruyu soran “Fakat bu koca dünya üzerinde, milyonlarca insan var, onların yarısı kadın, bir tane mükemmel kadın bulamadın mı?” diye sordu.
Ölmek üzere olan adamın gözlerinden yaşlar aktı. “Evet, bir tane buldum” dedi.
Soruyu soran tamamıyla şoka uğramıştı. “O halde ne oldu? Niçin evlenmedin?” dedi.
Ve yaşlı adam, “Fakat kadın mükemmel bir koca arıyordu.”
..
Mükemmel ne, nedir mükemmel, neye göre, kime göre, hangi medeniyet, hangi kültüre göre ve çok daha önemlisi hangi sürece ait. Optimum 73-75 yıllık bir ömre sahipsin ve yaşıyorsun, çokta şeetmeden aklına ve yüreğine danışarak yaşamak lazım. Tüm bilgilere ve bilinenlere, tüm yaşanmışlıklara saygılı olup sorgulama yetimizi an olsun elden bırakmadan, uzaklaşmadan, utanma duygusu faal, onurlu yaşamak en iyisi, en güzeli.
Mir Murat Demir

Yazarın Diğer Yazıları