Malatya Milletvekili Sayın Abdurrahman Babacan’ın nihayet yerel basını hatırlayarak gerçekleştirdiği ziyaret, geç de olsa memnuniyet vericidir. En azından derdimizi dinlemiş, eksikliğin farkında olduğunu ifade etmiş ve yoğun iş temposundan söz etmiştir. Ancak açıkça belirtmek gerekir ki yoğunluk, bir mazeret değil; olsa olsa bir açıklamadır.
Malatya halkı sizi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderdiyse, siz yalnızca Ankara’nın değil, Malatya’nın da milletvekilisiniz. Bu şehrin nabzını tutan, sorunlarını görünür kılan yerel basını yok sayarak Malatya’yı temsil etmek mümkün değildir. Hele ki yaşadığımız 6 Şubat depremi sonrası süreçte, yerel basının sesi daha da hayati bir hâl almıştır.
Bu noktada mesele yalnızca bir milletvekili ziyareti değildir. Daha önce de dile getirdiğim üzere, geçmiş dönemde il başkanlığı yapan Sayın Namık Gönen’e yönelik eleştirilerim olmuş, bu yaklaşımın Cumhur İttifakı’na zarar verdiğini açıkça ifade etmiştim. Bugün gelinen noktada, mevcut AK Parti Malatya İl Başkanı Sayın Ali Bakan’ın da yerel basına yaklaşım noktasında farklı bir tablo çizmediğini üzülerek görüyoruz.
Yerel basını önemsemeyen, ziyaret etmeyen, hatta basın dernek başkanlarının randevu taleplerine dahi dönüş yapmayan bir il başkanlığı anlayışı, yaklaşan seçimler öncesinde AK Parti’nin Malatya’da ciddi şekilde zorlanacağının da açık bir göstergesidir. Çünkü hedef birdir ve nettir: Malatya.
Sayın Babacan’a ziyaret sırasında bizzat ifade ettiğim gibi, yerel basın yalnızca birkaç cemiyetten ibaret değildir. Bu şehirde altı ayrı basın derneği ve bu derneklere mensup çok sayıda emekçi vardır. 6 Şubat’tan bu yana AK Parti milletvekillerinin yerel basını adeta yok sayan tutumu, sadece basına değil, Malatya halkına da mesafe koymak anlamına gelmektedir.
Daha vahimi ise, yerel basının bugün başını sokacak bir mekândan dahi yoksun olmasıdır. Bu konuya dair alternatif önerilerimizi de Sayın Babacan’a ilettik. Umarız bu kez sözlerimiz kulak ardı edilmez.
Eleştirilerimiz kişisel değildir. Ne bir koltuk hesabımız vardır ne de başka bir beklentimiz. Bizim derdimiz Malatya’dır. Yerel basın, bu şehrin vicdanıdır. O vicdan susturulursa, yarın sandıkta konuşur.
Ve o gün geldiğinde, kimlerin Malatya’yı gerçekten dinlediği, kimlerin görmezden geldiği çok daha net anlaşılacaktır.