• Haberler
  • Malatya
  • Eğitimci-Yazar Halit Ertuğrul Malatya'dan Seslendi: Başarının Sırrı Gönül Bağında

Eğitimci-Yazar Halit Ertuğrul Malatya'dan Seslendi: Başarının Sırrı Gönül Bağında

Eğitimci-Yazar Halit Ertuğrul Malatya'dan Seslendi: Başarının Sırrı Gönül Bağında

Gençlere haftada en az bir kitap okumalarını ve başarılı bir arkadaş grubu edinmelerini tavsiye eden Eğitimci-Yazar Halit Ertuğrul, eğitimde başarının temelinin öğrenciyle gönül bağı kurmaktan geçtiğini söyledi.

Malatya'da bu yıl 12'ncisi düzenlenen Kitap Fuarı'na katılan Eğitimci-Yazar Halit Ertuğrul, imza günü kapsamında İLKHA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Ertuğrul, kitaplarının ortaya çıkış sürecinden çocukluk yıllarında yaşadığı zorluklara, eğitim anlayışından dijital çağın gençler üzerindeki etkilerine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.


Kitaplarınızda edebi kaygılardan ziyade bir "gönül inşası" hedefliyorsunuz. Milyonlarca okura ulaşan bu samimiyetin sırrı nedir?

"Çünkü onlar yaşanmışlık. Biliyorsunuz roman ve hikâyeler kurgu olduğu için okuyanlar zaten 'Bu kurgu.' diyorlar. Ama bizim kitaplarımız roman ve hikâye değil. Ben onları gözyaşlarıyla yazdım, ağlaya ağlaya yazdım. Çünkü ibret dolu olayları kaleme aldık. Gençler yaşanmış ibretli örneklere itibar ediyorlar, kurgulara değil. Biz de kitaplarımızı bu konulardan seçiyoruz. Ayrıca gençlerin ihtiyaç duyduğu çok önemli konuları ele alıyoruz. Psikolojik bunalımları, arkadaş gruplarını, toplumdaki çelişkileri ve zihin dağınıklığını işlediğimizden dolayı hamdolsun kitaplarımız çok fazla ilgi görüyor."

 

Çocukluğunuzda yaşadığınız maddi zorluklar ve ayakkabı boyacılığı günleri, bugünkü eğitimci kimliğinizi nasıl şekillendirdi?

"Geldiğim yerleri ve yaşadığım zorlukları iyi biliyorum. Bu zorluklar bana şükrün ne anlama geldiğini öğretti. Nasıl öğretti? Bir ekmek bulamazsınız, bulduğunuz zaman şükredersiniz, karnınız doyar. Biz bugün şükrün anlamını kıyaslıyoruz. Bazıları model arabasını değiştiremediği için şikâyet ediyor. İyi bir evde oturamadığından dolayı şikâyet ediyor. Ekonomik şartlardan şikâyet ediyor. Fakat aç kalmamış, susuz kalmamış, ayakkabısız kalmamış, evi başına çökmemiş, bir savaş yaşamamış. Bunları bilmeyenler, bu nimetlerin kıymetini bilemiyor. Biz o zorluklardan geldiğimiz için bugün nimetlerin ne anlama geldiğini çok iyi bilenlerden biriyiz. Bizim kitaplarımız biraz işin bu tarafını ele alıyor. Yaşadığımız nimetleri, kıymetleri ve değerleri anlatıyor. Bundan dolayı böyle duygu serileri yazılıyor hamdolsun."

 

Sıkça vurguladığınız "Gönlüne giremediğiniz öğrencinin kafasına giremezsiniz" sözünü, bugünün sınav odaklı eğitim sisteminde uygulamak mümkünmüdür?

"Sizin en çok sevdiğiniz dersler, sevdiğiniz öğretmenin dersiydi. Siz hangi öğretmeni sevdiyseniz onun dersini de sevdiniz. Bu, şu anlama geliyor. Bizim en başarılı olduğumuz alanlar, sevdiğimiz öğretmenlerin derslerinden kaynaklanan alanlardır. O zaman okuldaki öğretmenlerin bir anne gibi, bir baba gibi gönül insanı olması lazım ki dersini sevdirebilsin. Çocuk o derse koşarak, ilgi duyarak gelsin ki o dersi hazmedebilsin. Başarı nereden gelir? Sevdiğiniz dersleri çalışınca ortaya çıkar. Düşünün ki asık suratlı, çatık kaşlı bir öğretmensiniz. Öğrenciyle ilgilenmiyorsunuz. O alan sizi ilgilendirmiyor, sevmiyorsunuz. Sevmediğiniz alanlarda başarılı olabilir misiniz? Olamazsınız. Benim hayatımda, 47 yıllık hocalığım boyunca çok önemli bir kuralım vardır. Başarılı olmanın bir sırrı vardır. O da dersi sevdirmektir. Bu da ancak gönül insanı bir öğretmenle mümkün olabilir. Allah böyle öğretmenlerin sayısını çoğaltsın inşallah."

 

Gençlerin kişisel gelişiminde kitap okumanın ve arkadaş çevresinin nasıl bir etkisi var? Başarılı olmak isteyen gençlere ne tavsiye edersiniz?

"Onlara iki tavsiyem var. Birincisi, her hafta en az bir kitap bitirmeleri lazım. İkincisi, iyi bir arkadaş grubu bulmaları lazım. Yani başarılı bir arkadaş grubuna ihtiyaç var. Başarılı arkadaş grubunu bulanlar başarır. Ama maalesef başaramayanların, daha doğrusu başarısızlığa düşenlerin çok büyük kısmı başarısız bir arkadaş grubunun içinde kalmış ve oradan çıkamıyor. En önemli sır budur. Bunu herkesin her yerde bilmesini arzu ediyorum. Başarmak mı istiyorsunuz? O zaman lütfen başarılı bir arkadaş grubu bulmanız lazım. Başka bir çaremiz yok."

 

Maddi olarak her şeye sahip olduğu halde içsel bir boşluk yaşayan günümüz insanına rehberlik edecek en temel reçeteniz nedir?

"Biz Allah'ın kuluyuz. Nereden geldik, niçin geldik, nereye gidiyoruz? Evden çıktığınız zaman gideceğiniz yeri bilmeseniz, bir adresiniz olmasa, ne yapacağınızı bilmeseniz, hedefiniz bulunmasa ne olursunuz? Darmadağın bir zihin içerisinde olursunuz. Ama planlı ve programlı bir hayatınız varsa her şey tıkır tıkır yürür. İnsanlar dünyaya bir kul olarak neden gönderildiğini, niçin gönderildiğini ve nereye gittiğini biliyorlarsa zihin dağınıklığı oluşmaz. O zaman istikrarlı bir hayat ortaya çıkar. Gideceği yerde hesap vereceğine inanan insanlar dünyada kötülük etmez, yanlış yapmaz. Bundan dolayı Allah'ın kulu olduğumuzu unutmamamız lazım."

 

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

"Bütün Malatyalılara teşekkür ediyorum. Özellikle şu kitap fuarında o kadar hayran kaldım ki harika işleyen bir sistem var. Emeği geçenlere yürekten, gönülden teşekkür ederim." (İLKHA)

Bakmadan Geçme