'100 İl 1000 İlçe' projesi ile Türkiye dalganırken, Elazığ’da bu dalgalanmanın dışında kalmayacak gibi… Komşu ilimiz Diyarbakır’ın ilçesi Ergani’nin il olması ekseninde başlayan tartışmalar, Elazığ’ı da etkisi altına alırken, Alacakaya ve Maden ilçemizin Ergani’ye bağlanması gibi sağlam bir mantık ve gerekçeli alt yapıdan yoksun haliyle tartışılıyor…
Ergani merkezli yeni bir il tasavvurunu tartışırken, üzerinde özellikle durulması gereken konulardan biri de Elazığ'a bağlı Maden, Alacakaya ve Arıcak ilçelerinin bu yeni idari yapılanmaya dâhil edilip edilmemesidir.
İlk bakışta coğrafi yakınlık, özellikle Maden ve Alacakaya açısından Ergani ile kurulabilecek idari ve ekonomik ilişkileri gündeme getirebilir. Nitekim Maden'in Ergani'ye yakınlığı, Alacakaya'nın da Ergani ve Dicle ile komşu konumda bulunması, bu ihtimali tartışmaya değer hâle getirmektedir.
Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Bir ilçenin başka bir ilçeye coğrafi olarak yakın olması, idari bakımdan o ilçeye bağlanmasının doğru olacağı anlamına gelmez.
Ergani merkezli yeni il yapılanmasında başlangıç için Ergani, Eğil, Dicle, Çermik ve Çüngüş'ün birlikte değerlendirilmesi; Siverek'in katılımının ise ayrıca yapılacak coğrafi, ekonomik, ulaşım ve toplumsal etki analizlerine bağlanması daha tutarlı bir tartışma zemini oluşturabilir.
Maden, Alacakaya ve Arıcak'ın ise mevcut Elazığ bağlantıları dikkate alınarak ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği kanaatindeyiz.
Yeni bir il oluşturulurken yalnızca mesafeler değil; tarihî bağlar, ekonomik ilişkiler, ulaşım güzergâhları, kamu hizmetlerine erişim, yerel aidiyet ve vatandaşların beklentileri de dikkate alınmalıdır.
Daha da tartışılacağını düşündüğümüz güncel konuya, bilimsel temelde ve farklı bir açıdan bakarak, gerekçeli alternatif önermek gerektiğini düşünüyoruz. İl olma yönünde karar vericilerin dikkat etmesi gereken ana eksenin; coğrafya, iklim, ekonomi ve kültürel bütünlük çerçevesinde düşünülerek, değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Ergani merkezli yeni bir idari yapılanma ve bölgesel kalkınma tasavvuru olarak ele almak daha anlamlı olacaktır.
Özellikle Siverek’in bu yapıya katılımını kesinleşmiş bir karar gibi değil; coğrafi, ekonomik, ulaşım ve toplumsal bütünlük şartlarına bağlı bir seçenek olarak değerlendirelim. Yazının temel düşüncesi şu olsun: Yeni bir il kurmak, yalnızca idari sınırları değiştirmek değil, bölgenin geleceğini birlikte planlamaktır.
ERGANİ MERKEZLİ YENİ BİR İL TASAVVURUNDA ANA EKSEN; BÖLGESEL BÜTÜNLÜK, ORTAK GELECEK VE KALKINMA
Ergani merkezli; Eğil, Dicle, Çermik ve Çüngüş'ü kapsayan, Siverek'in ise belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde dâhil edilmesini öngören yeni bir il yapılanması üzerine bir bütün olarak değerlendirdiğimizde;
Türkiye'de zaman zaman gündeme gelen yeni il kurulması tartışmalarını yalnızca nüfus büyüklüğü ve idari statü beklentisi üzerinden değerlendirmek yeterli değildir. Asıl mesele, kamu hizmetlerinin daha etkin sunulması, bölgesel kalkınmanın hızlandırılması, ulaşım ve ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi ve yerel potansiyelin daha verimli değerlendirilmesidir.
Bu çerçevede Diyarbakır'ın önemli ilçelerinden Ergani'nin il merkezi olarak konumlandırıldığı; Eğil, Dicle, Çermik ve Çüngüş'ün bu yeni idari yapıya katıldığı bir il tasavvuru üzerinde düşünmek gerekir. Siverek'in de belirli coğrafi, ekonomik, ulaşım ve toplumsal bütünlük şartlarının karşılanması hâlinde bu yapılanmaya dâhil edilmesi, değerlendirmeye açık bir seçenek olarak ele alınabilir.
Burada ortaya koyduğumuz düşünce, mevcut bir idari kararın açıklaması değil; bölgenin geleceğine ilişkin tartışmaya açılması gereken bir öneridir.
ERGANİ NEDEN İL MERKEZİ OLMALI?
Ergani, tarihî birikimi, nüfus büyüklüğü, ulaşım bağlantıları, ticari hareketliliği ve çevresindeki yerleşimlerle kurduğu ilişkiler bakımından bölgesel merkez olma potansiyeli taşıyan ilçelerden biridir.
TÜİK'in 2024 yılı ADNKS verilerine göre Ergani'nin nüfusu 139.223'tür. (1) Bu büyüklük, ilçenin yalnızca kendi nüfusuna hizmet veren bir yerleşim olmadığını; çevresindeki yerleşimlerle birlikte değerlendirilmesi gereken bir merkez olduğunu göstermektedir.
Ergani'nin il merkezi olarak düşünülmesi, yeni kamu kurumlarının oluşturulmasıyla sınırlı kalmamalıdır. İl merkezi; eğitim, sağlık, adalet, güvenlik, ulaşım, ticaret ve sosyal hizmetlerin bölge ölçeğinde planlandığı bir yönetim merkezi hâline gelmelidir.
Bu yaklaşım, Ergani'nin mevcut potansiyelini geliştirmek kadar çevre ilçelerin hizmetlere erişimini kolaylaştırmayı da hedeflemelidir.
EĞİL, DİCLE, ÇERMİK VE ÇÜNGÜŞ: ORTAK BÖLGESEL YAPIDIR
Önerilen yapılanmada Eğil, Dicle, Çermik ve Çüngüş'ün Ergani merkezli bir idari bütünlük içinde değerlendirilmesi, ilçelerin kendi özelliklerini koruyarak ortak kalkınma hedeflerine yönelmesini sağlayabilir.
Eğil, tarihî ve kültürel mirası, inanç turizmi ve doğal değerleriyle bölgenin turizm potansiyeline katkı sunabilir.
Dicle, tarım, hayvancılık, doğal kaynaklar ve kırsal kalkınma bakımından değerlendirilmesi gereken bir yerleşimdir.
Çermik, kaplıcaları ve termal turizm potansiyeliyle sağlık ve turizm yatırımları açısından önemli fırsatlar barındırmaktadır.
Çüngüş ise doğal yapısı, kırsal yaşamı, tarımsal faaliyetleri ve kendine özgü kültürel dokusuyla bölgesel kalkınma planlamasında yer almalıdır.
Bu ilçelerin bir araya gelmesi, her birinin kendi kimliğini ve yerel değerlerini koruduğu; ancak yatırım, ulaşım, turizm, eğitim ve sağlık hizmetlerinde ortak planlama anlayışının benimsendiği bir yapı oluşturabilir.
Burada amaç, ilçeleri tek bir merkezin gölgesinde bırakmak değil, her ilçenin kendi potansiyelini geliştirebildiği dengeli bir bölgesel kalkınma modeli oluşturmaktır.
BÖLGESEL BÜTÜNLÜK GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULARAK “SİVEREK” BU SÜRECE DAHİL EDİLEBİLİR Mİ?
Bu tasavvurun en dikkat çekici başlıklarından biri de Şanlıurfa'ya bağlı Siverek'in yeni yapılanmaya dâhil edilmesi ihtimalidir.
Siverek, 2024 yılı verilerine göre 274.588 kişilik nüfusuyla (2) bölgenin önemli yerleşim merkezlerinden biridir. Geniş yüzölçümü, tarım ve hayvancılık potansiyeli, ticari hareketliliği ve tarihî birikimiyle ayrı bir değerlendirmeyi hak etmektedir.
Siverek'in bu yeni idari yapıya katılması, yalnızca nüfus büyüklüğü üzerinden ele alınmamalıdır.
Şu soruların cevapları aranmalıdır:
• Siverek ile Ergani arasında sürdürülebilir bir ulaşım ve ekonomik ilişki kurulabilir mi?
• İki yerleşim arasında kamu hizmetlerinin ortak planlanmasını kolaylaştıracak coğrafi ve idari bütünlük mevcut mudur?
• Siverek'in Şanlıurfa ile mevcut ekonomik, sosyal ve idari ilişkileri nasıl etkilenir?
• Siverek halkının görüşü ve tercihi bu yapılanmada nasıl dikkate alınacaktır?
• Yeni yapılanma, Siverek'in mevcut hizmetlerine erişimini kolaylaştıracak mıdır?
• Ergani ile ekonomik ve sosyal ilişki sürecine dönük uyum sorunu yaşanabilir mi?
Siverek'in katılımı ancak bu sorulara verilecek bilimsel, ekonomik, hukuki ve toplumsal açıdan ikna edici cevaplarla anlam kazanacaktır.
Dolayısıyla Siverek'in dâhil edilmesi, başlangıçta kesinleşmiş bir sınır değişikliği olarak değil, bölgesel bütünlük ve karşılıklı yarar ilkeleri doğrultusunda değerlendirilecek bir seçenek olarak görülmelidir.
NÜFUS VE EKONOMİK POTANSİYEL NE SÖYLÜYOR?
2024 yılı nüfus verileri üzerinden bakıldığında Ergani, Eğil, Dicle, Çermik ve Çüngüş'ün toplam nüfusu yaklaşık 258 bin 397 kişidir. (3) Siverek'in de katılması hâlinde bu toplam yaklaşık 532 bin 985 kişiye ulaşmaktadır.
Bu rakamlar, önerinin demografik boyutunu ortaya koymaktadır. Ancak bir yerleşimin il olması için nüfusun tek başına yeterli bir ölçüt olmadığı unutulmamalıdır.
Yeni bir ilin sürdürülebilirliği için ekonomik üretim kapasitesi, kamu hizmetlerinin maliyeti, ulaşım ağları, sağlık ve eğitim altyapısı, istihdam olanakları, yatırım ihtiyacı ve yerleşimler arasındaki erişilebilirlik birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle tarım ve hayvancılık, termal turizm, tarih ve kültür turizmi, ticaret, küçük ve orta ölçekli sanayi ile lojistik faaliyetler ortak bir kalkınma stratejisinin temel başlıkları olabilir.
Bu kapsamda Ergani merkezli yeni il tasavvuru, yalnızca bir mülki idare değişikliği değil, üretim ve istihdam odaklı bir bölgesel kalkınma projesi olarak ele alınmalıdır.
YENİ İL, YENİ BİR BÜROKRASİ DEĞİL; DAHA ETKİN HİZMET ANLAYIŞI OLMALI
Yeni il kurulması düşüncesine yöneltilen en önemli eleştirilerden biri, yeni idari yapıların kamu harcamalarını artırabileceği ve bürokratik yük oluşturabileceğidir.
Bu eleştiri dikkate alınmalıdır.
Yeni bir il kurulacaksa bunun gerekçesi yalnızca yeni makamlar, kurum binaları ve idari unvanlar olmamalıdır. Esas hedef, vatandaşın kamu hizmetlerine daha kolay ulaşması, yerel sorunların daha hızlı çözülmesi ve kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması olmalıdır.
Bu nedenle önerilen yapılanma için öncelikle kapsamlı bir fizibilite çalışması hazırlanmalıdır. Ulaşım süreleri, hizmet alanları, nüfus hareketleri, ekonomik ilişkiler, kamu yatırımları ve bütçe etkileri bilimsel verilerle ortaya konulmalıdır.
Ayrıca yeni ilin kurulması hâlinde her ilçenin gelişimini güvence altına alacak bir yatırım ve hizmet planı hazırlanmalıdır. Böylece merkez ile ilçeler arasında yeni bir eşitsizlik oluşmasının önüne geçilebilir.
KARARIN MERKEZİNDE VATANDAŞIN İRADESİ BULUNMALI
Böylesine kapsamlı bir idari yapılanma, yalnızca siyasi değerlendirmelerle veya yerel beklentilerle şekillendirilmemelidir.
Ergani, Eğil, Dicle, Çermik, Çüngüş ve Siverek'te yaşayan vatandaşların görüşleri alınmalı; belediyeler, meslek odaları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, iş dünyası ve ilgili kamu kurumları sürece dâhil edilmelidir.
Özellikle Siverek'in katılımı söz konusu olduğunda, Şanlıurfa ile mevcut bağların, vatandaşların tercihinin ve hizmet ilişkilerinin dikkatle incelenmesi gerekir.
Çünkü idari sınırlar değişebilir; ancak insanların tarihî, kültürel, ekonomik ve sosyal bağları göz ardı edilmemelidir.
ERGANİ MERKEZLİ BİR KALKINMA VİZYONU TARTIŞILMALIDIR
Ergani'nin il merkezi olduğu; Eğil, Dicle, Çermik ve Çüngüş'ün bu yapıya katıldığı, Siverek'in ise gerekli şartların sağlanması ve toplumsal kabulün oluşması hâlinde dâhil edilebileceği yeni bir il tasavvuru, bölgesel kalkınma açısından araştırılmaya değer bir öneridir.
Bu önerinin hayata geçirilebilirliği; nüfus, coğrafya, ulaşım, ekonomik kapasite, kamu hizmetlerinin etkinliği ve hukuki gereklilikler bakımından yapılacak kapsamlı çalışmalarla belirlenmelidir.
5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 1. maddesi, mülki idare bölümlerinin coğrafi durum, ekonomik şartlar ve kamu hizmetlerinin gerekleri dikkate alınarak düzenlenmesini esas almaktadır. Aynı Kanun'un 2. maddesine göre il ve ilçe kurulması kanunla gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla bu önerinin gerçekleşmesi, gerekli değerlendirmelerin ardından yasama sürecini gerektirmektedir.
Unutulmamalıdır ki bir ilçenin il olması, tek başına gelişmişlik göstergesi değildir. Asıl başarı, yeni idari yapının vatandaşın yaşamına, üretimine, eğitimine, sağlığına ve geleceğine ne kattığıyla ölçülür.
Bizim tartışmamız gereken yalnızca Ergani'nin il olup olmaması değil; Ergani merkezli bir bölgesel yapılanmanın çevresindeki ilçelerle birlikte nasıl daha üretken, daha erişilebilir ve daha yaşanabilir bir geleceğe dönüşebileceğidir.
İDARİ SINIRLARI DEĞİŞTİRMEDEN ÖNCE İLİŞKİLERİ DOĞRU OKUMAK GEREKİR
Ergani merkezli yeni il yapılanmasında başlangıç için Ergani, Eğil, Dicle, Çermik ve Çüngüş'ün birlikte değerlendirilmesi; Siverek'in katılımının ise ayrıca yapılacak coğrafi, ekonomik, ulaşım ve toplumsal etki analizlerine bağlanması daha tutarlı bir tartışma zemini oluşturabilir.
Maden, Alacakaya ve Arıcak'ın ise mevcut Elazığ bağlantıları dikkate alınarak ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini düşünüyoruz...
Bu ilçelerin yeni il yapılanmasına dâhil edilmesi, ancak vatandaşların hizmetlere erişimini kolaylaştırdığı, ekonomik ve sosyal bütünlüğü güçlendirdiği ve ilgili yerleşimlerin ortak yararına olduğu bilimsel verilerle ortaya konulursa gündeme alınmalıdır.
Unutulmamalıdır ki yeni bir il kurmak, yalnızca harita üzerinde yeni sınırlar çizmek değildir. Her sınır değişikliği, insanların günlük yaşamını, ekonomik ilişkilerini, kamu hizmetlerine erişimini ve yerel aidiyetini etkiler.
YENİ İL TASAVVURU, YENİ SORUNLAR ÜRETMEMELİ
Ergani'nin il olması düşüncesini değerlendirirken hedefimiz, mümkün olan en geniş coğrafyayı yeni bir idari yapıya dâhil etmek olmamalıdır. Hedefimiz, kamu hizmetlerinin daha etkin sunulduğu, ekonomik ilişkilerin güçlendiği, ulaşımın kolaylaştığı ve vatandaşın kendisini karar süreçlerinin bir parçası olarak gördüğü bir bölgesel yapılanma oluşturmak olmalıdır.
Bu açıdan Maden, Alacakaya ve Arıcak'ın Ergani'ye bağlanması, sırf coğrafi yakınlık gerekçesiyle doğru bir tercih olarak kabul edilmemelidir. Her ilçenin kendi koşulları içinde değerlendirilmesi, Elazığ ile mevcut bağlarının korunması ve vatandaşların iradesinin esas alınması gerekir.
Çünkü yeni bir il kurmanın başarısı, sınırlarını ne kadar genişlettiğiyle değil, insanına ne kadar iyi hizmet sunduğuyla ölçülür.
Bizim aradığımız, bir ilçeyi diğerinden koparan değil; bölgenin tamamına değer katan, dengeli ve sürdürülebilir bir idari yapılanmadır.
Yeni bir il tasavvuru, bir yerleşimin diğerine üstünlüğü üzerinden değil, ortak kalkınma ve karşılıklı kazanım anlayışıyla ele alınmalıdır.
Çünkü mesele yalnızca yeni bir il kurmak değil, bölge insanına daha güçlü bir gelecek sunabilmektir.
Yetkili makamların takdir ve değerlendirmelerine arz etmenin mesuliyeti ile hayırlara vesile olmasını diliyoruz.
Kaynak:
1) https://www.erganihaber.net/haber/10869/ergani-nufusu-139-bin-223-oldu.html
2) https://www.siverekhaber.com/2026/05/08/siverek-nufusu-270-bine-ulasti-bircok-ili-geride-birakti/
3) https://www.mucadelegazetesi.com.tr/tuik-acikladi-diyarbakir-ilceleri-nufusu-belli-oldu
Metin AKGÜN
Eğitim Bilim Uzmanı
Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Eğitim 2023 Derneği İl Temsilcisi