SAVUNMAK YETMEZ, UYGULAYACAKSIN!
Mir Murat Demir
İmkânım yok, olsa dünyada yaşayan tüm insanların iyiyi, güzeli, doğruyu, adaleti savunduğunu, hepsinin diyemesem de ekseriyetin bu düşüncede olduğunu ispatlarım! Sorunumuz, büyük sorunumuz şu ki; iyi, güzel, doğru ve adaleti savunan insanlar ne yazık ki tavır ve davranışlarında, tutum ve uygulamalarında çok uzaklar. Bakın tezime tercüman bir yaşanmış hikâye buldum literatürden, okuyalım.
*
Amerika'da master yaptığım yıllarda, çalıştığım üniversitenin yemek salonu açık büfe şeklindeydi.
Herkes dilediği yemekten istediği kadar alabiliyordu.
Yemekhanenin kapısında;
"Take what you need. Eat what you take" (Yiyeceğin kadar al, ne aldıysan ye) diye yazmakta idi.
Bir gün aynı masada yemek yediğimiz Çinli bir arkadaşı, tabağında kalan son pirinç tanesini almaya çalışırken görünce dayanamadım; denemek için dedim ki:
"Bir pirinç tanesi için neden bu kadar uğraşıyorsun?
Bırak tabakta kalsın."
Çinli arkadaşın verdiği cevap çok düşündürücüydü:
"Her Çinli bir pirinç tanesi israf etse, Çin nüfusu ile çarp bakalım, kaç ton pirinç yapar?
Biz kalabalık bir ülkeyiz, israf etme lüksümüz yoktur." dedi.
Yine denemek için dedim ki:
"Şu anda Çin'de değil Amerika'dasın.
Tabağında bırakacağın pirinç tanesi Çin'i değil, Amerika'yı zarara uğratacaktır?"
Bu sözlerim karşısında güldü ve şöyle dedi:
"Yaşadığım ülke olan Amerika'yı bu şekilde zarara uğratmak onurlu bir davranış olmaz."
Çinli arkadaşı bu onurlu davranışından dolayı tebrik ettim ve düşüncesini paylaştığımı söyledim.
İslam dininin bu konudaki;
"Yiyiniz içiniz, fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez." buyruğunu açıkladım.
Çok hoşuna gitti.
Tam o sırada, Ürdünlü Müslüman bir arkadaş tabağındaki yemek artıklarını çöp sepetine boşalttı.
Bunu gören Çinli arkadaş Ürdün'lüyü göstererek:
"*O Müslüman değil mi?*” dedi.
O kadar üzüldüm ki, ne diyeceğimi bilemedim..
*
Her birimiz, hepimiz kendimize ait doğruların doğru mu, yanlışların yanlış mı diye gözden geçirip, daha iyi bir insanlık için kendi kural ve davranış şekillerimize, hayatlarımıza uygulama zamanı şimdi değilse ne zaman?