TREN KAÇTI MI!
Mir Murat Demir
Bir soru sordum ama inanın ki cevabını bilmiyorum, bilmeyi çok isterdim ama köşeler tutulmuş ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi dehalar “dünyaya da ülkemize de yüz yılda bir gelir” sözü dahi kendimiz için bir teselli, avuntudur. Yüz yıl geçse de öylesi büyük bir irade, deha gelmez. Sorunu sadece ülkemde değil dünyanın tüm coğrafyalarında görüyorum. Doğrudur, bazı ülkelerde ki refah seviyesi, bilinç seviyesi daha yukarılarda ve yaşayan halk mutlu. Bazı ülkeler içinde ülkemin sahip olduğu yaşam standardı, refah seviyesi aranılır durumda. Nihayetinde ki durum şöyle ki; Bir avuç katil, faşist dünyayı yönetiyor, ölen, katledilen, ezilen, yoksul bırakılan dünya insani birleşip, bu bir avucu yok edemiyor.
Neden tren kaçtı mı dedim, önceki yüzyıllarda dünyanın birçok ülkesi teokratik yönetimlerce idare ediliyordu. Cumhuriyet rejimi ve uzantıları adım adım yönetim şekli olarak kabul görse de, emperyalizm gölgesinde kapitalist zihniyet çokça coğrafyada hüküm sahibi oldular, idareyi de yönetimi de ele geçirdiler. Bazı ülkeler de apaçık iken bu berbat hal bazı ülkelerde, ekseriyetle birkaç kişi ya da zümrenin baskısı ve yönlendirmesiyle, kararları ile yönetiliyor.
Dünyanın en zengin kişileri diye sorgulama yaptığınızda karşınıza çıkan sonuç;
Bernard Arnault. 211 milyar dolar.
Elon Musk. 180 milyar dolar.
Jeff Bezos. 114 milyar dolar.
Larry Ellison. 107 milyar dolar.
Warren Buffet. 106 milyar dolar.
Bill Gates. 104 milyar dolar.
Michael Bloomberg. 94,5 milyar dolar.
Carlos Slim Helu. 93 milyar dolar.
Sizleri bilemem ama kişi isimleri tanıdık olmadığı gibi sahip oldukları servet de dudak uçuklatıcı cinsten, çok yüksek rakamlar. Bir avuç ya da ilk yüz zengin, hata yapmak istemem elbette ama alenen görünen gerçek, Afrika da ki milyar nüfusa sahip onlarca ülke bütçesinden yüksek. Bazıları dini rehber gösterip çok yüksek servet sahibi oluyorlar. Bazıları ise kötü ve yanlış diyemeyeceğimiz ama sonuçta insanı sömürerek, ezerek, kapitalist sistemin tüm argümanlarını kendi lehlerine kullanarak telaffuzu dahi zor servetin sahibi oluyorlar.
Devlet ve milletler olarak baktığımızda dağılım şöyle;
Kuzey Amerika'dan sonra en zengin kıta 103,2 trilyon dolarla Avrupa. Çin dışındaki Asya Pasifik ülkeleri 74,3, Çin ise 74,9 trilyon dolarlık servetin sahibi. Hindistan 12.8, Latin Amerika ise 10.9 trilyonluk servet barındırıyor. İsviçre'de her 100 kişiden 15'i milyonerken, Türkiye'de ise bin kişiye 2 milyoner düşüyor.
Belirtmeliyim ki rakamlar birkaç yıl öncesine ait, yazımın teması eşitsizliği ve hızla artan dengesizliği konu alır, muhasebe, gelir gider hesabı değildir. Zenginlikte olacak fakirlikte, bu farklılıkta bir beis yok. Saçma olan, kabullenilemez olan, kahredici olan aradaki mesafenin uçuruma dönüşmesi, arttıkça artması, artışın önlenememesi. Dünya zenginleri ve fakirleri arasında orantı kurmak dahi imkânlı değil. Milyarlarca insan sadece aç kalmamak için uğraş verirken yine milyarlarca insanın doymasının da sağlıklı yaşamasının da para olarak karşılığı, bedeli, sadece birkaç kişinin elinde, serveti.
Zengin azınlığın karşısında ise milyarlarca yoksul var. Dünyadaki tüm yetişkinlerin %55 inin, yani 2,9 milyar kişinin net varlığı 10.000 doların altında. Afrika kıtasının bu pastadan aldığı pay sadece 4,9 trilyon dolar. Kuzey Amerika’nın, yani ABD ve Kanada’nın payı ise 136.3 trilyon dolar. Bu iki ülkedeki toplam hane halkı servetindeki bir yıllık artış 12,4 trilyon dolara, Afrika’daki toplam servetin neredeyse üç katına yakın.
Kuzey Amerika’dan sonra en zengin kıta 103,2 trilyon dolarla Avrupa. Çin dışındaki Asya Pasifik ülkeleri 74,3, Çin ise 74,9 trilyon dolarlık servetin sahibi. Hindistan 12.8, Latin Amerika ise 10.9 trilyonluk servet barındırıyor.
İsviçre'de her 100 kişiden 15'i milyonerken, Türkiye'de ise bin kişiye 2 milyoner düşüyor.
Dünya nüfusunun yüzde 1,1’ine denk gelen dolar milyoneri 56,1 milyon kişinin toplam servetten aldığı pay yüzde 45,8’e yükseldi.
Dünya nüfusunun yüzde 55’ini oluşturan 10 bin dolar altı servete sahip 2,9 milyar kişinin toplam servetten aldığı pay ise yüzde 1,3’te kaldı. Bu kesimin toplam serveti 5,5 trilyon dolar oldu.
Afalladık değil mi, biliyorduk ama böylesi bir fark afallamamıza sebep. Dünya nüfusunun %1,1’i toplam dünya servetinin yarısına yakına sahip, hal böyle olunca ne dinler ne inançlar ne de eşitlikçi demokrasi kuralları etkili olamıyor, sonuca ulaşamıyor. Savaş ve terör hareketleri cılızlaşıp yok olması beklenirken milyarlarca insan sadece bin dolarlık gelir garantisi ile savaşmaya hazır bekler durumda, ne feci bir durumdayız, fark ettik mi?