Erkan Akan

SOSYAL MEDYADA AHLÂK EROZYONU: ÖZGÜRLÜK MASKESİ ALTINDA DEĞERLERİN İTLAFI

Erkan Akan

Bir toplumun çöküşü, yalnızca sokaklarında değil; ekranlarında normalleştirdiği yanlışlarda da başlar.

Sosyal medya, insanlığa bilgiye ulaşma, iletişim kurma ve faydalı işler yapma imkânı sunarken ne yazık ki bazı çevreler tarafından ahlaki sınırların aşındırıldığı bir sahneye dönüştürülmüştür. Mahremiyetin teşhir edildiği, edepsizliğin cesaret diye pazarlandığı, saygısızlığın mizah adı altında sunulduğu ve her türlü sınır ihlalinin etkileşim uğruna meşrulaştırılmaya çalışıldığı bir ortamla karşı karşıyayız.

Her çok izlenen şey değerli, her alkışlanan davranış doğru değildir!

Bugün bazı içerik üreticileri, birkaç saniyelik şöhret uğruna kendi onurlarını, başkalarının mahremiyetini ve genç nesillerin ahlaki gelişimini hiçe sayabiliyor. İnsanların özel hayatlarını teşhir etmek, müstehcenliği kazanç kapısına çevirmek, aile değerlerini küçümsemek ve hayasızlığı özgürlük olarak sunmak hangi erdemin eseridir?

Özgürlük, insanın her istediğini hiçbir sorumluluk taşımadan yapması değildir. Özgürlük; başkasının hakkını çiğnemeden, kendi onurunu ayaklar altına almadan ve topluma zarar vermeden yaşayabilmektir. Bir davranışın çok sayıda takipçi tarafından beğenilmesi, onu ahlaken doğru hâle getirmez.

Daha da düşündürücü olan, bu içeriklerin çoğu zaman gençlerin karşısına tekrar tekrar çıkarılmasıdır. Dünya Sağlık Örgütünün 2024 yılında yayımladığı araştırmada, 44 ülke ve bölgede incelenen ergenlerin yüzde 11'inde sorunlu sosyal medya kullanımına ilişkin belirtiler tespit edilmiştir. UNESCO da sosyal medyada karşılaşılan cinselleştirilmiş içeriklerin, gerçek dışı beden standartlarının ve zorbalığın gençlerin iyilik hâli üzerindeki risklerine dikkat çekmektedir.

Bu tablo karşısında sorulması gereken soru şudur: Gençlerimize nasıl bir dünya bırakıyoruz? İlim ve irfanı mı, yoksa teşhiri ve gösterişi mi ödüllendiriyoruz? Emeği ve ahlakı mı, yoksa sınır tanımayan davranışları mı görünür kılıyoruz?

Elbette sosyal medyadaki her kullanıcıyı aynı kefeye koymak haksızlıktır. Faydalı bilgi paylaşan, insanlara yardım eden, ilmi ve güzel ahlakı yayan binlerce insan da vardır. Eleştirimizin hedefi bir insanın varlığı, kimliği veya özel hayatı değil; başkalarına zarar veren, mahremiyeti ihlal eden ve ahlaksızlığı kazanç aracına dönüştüren davranışlardır.

İslam ahlakında haya, edep ve mahremiyet insanın kıymetini koruyan temel değerlerdendir. Bu değerleri savunmak, insanlara hakaret etmek veya onları hedef göstermek anlamına gelmez. Bilakis, yanlışın karşısında dururken adaleti ve insan onurunu da korumayı gerektirir.

Sosyal medya platformlarına da önemli bir sorumluluk düşmektedir. Çocukları ve gençleri zararlı içeriklerden korumak, istismarı ve mahremiyet ihlallerini önlemek, şikâyet mekanizmalarını etkili işletmek ve yalnızca etkileşim uğruna zararlı içerikleri öne çıkarmamak bir tercih meselesi değil, toplumsal sorumluluk meselesidir.

Ailelere de görev düşüyor: Çocuklarımızın yalnızca ne izlediğini değil, izlediklerinden ne öğrendiğini de takip etmeliyiz. Yasaklamak kadar anlatmak, azarlamak kadar örnek olmak ve eleştirmek kadar doğruyu göstermek de önemlidir.

Son sözümüz açıktır: Ahlaksızlığı alkışlayan kalabalıklar, yanlışın ölçüsünü belirleyemez.

Ne kadar izlenirse izlensin, yanlış yanlıştır. Ne kadar kazandırırsa kazandırsın, başkasının onurunu çiğnemek başarı değildir. Toplumun ihtiyacı daha fazla teşhir, daha fazla rezalet ve daha fazla sanal şöhret değil; daha fazla edep, sorumluluk, merhamet ve hakikattir.

Ekranlarımızı temizlemek istiyorsak önce ölçülerimizi düzeltmeli; yalnızca başkalarını eleştirmekle yetinmeyip kendi tercihlerimizi de sorgulamalıyız. Çünkü ahlak, başkalarına gösterdiğimiz parmakta değil, kendi hayatımızda uyguladığımız ölçüdedir.

Ahlakın değeri, kaç kişinin alkışladığıyla değil; insanı ne kadar yücelttiğiyle ölçülür.

Erkan Can Akan 
Aile Danışmanı -Yazar

Kaynakça

1. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Teens, screens and mental health, 25 Eylül 2024.
2. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Addressing the digital determinants of youth mental health and well-being, 2025.
3. UNESCO, Technology on Her Terms ve sosyal medyanın kız çocuklarının iyilik hâli üzerindeki etkilerine ilişkin rapor duyurusu, 25 Nisan 2024.
4. National Academies of Sciences, Engineering, and Medicine, Social Media and Adolescent Health, 2024.

Yazarın Diğer Yazıları