Kâinat, baştan sona bir ölçü ve nizam üzere yaratılmıştır. Kur'ân-ı Kerîm'de Allah Teâlâ'nın her şeyi bir ölçü ile yarattığı bildirilir:
«"Şüphesiz Biz her şeyi bir kader (ölçü) ile yarattık." (Kamer, 54/49)»
Bu ilahî ölçü, yalnızca yıldızların hareketinde, mevsimlerin dönüşümünde veya insan bedeninin yaratılışında değil; harflerde, kelimelerde ve sayılarda da kendisini göstermektedir. İslam medeniyetinde harfler ve sayılar, yalnızca birer sembol değil, aynı zamanda tefekkür kapıları olarak görülmüştür.
Harflerin Hikmeti
Kur'ân-ı Kerîm, harflerden meydana gelen ilahî bir mucizedir. Özellikle bazı sûrelerin başında bulunan "Elif Lâm Mîm", "Yâ Sîn", "Kâf", "Nûn" gibi hurûf-u mukattaa denilen harfler, asırlardır müfessirlerin dikkatini çekmiştir. Bu harflerin hakiki manasını Allah Teâlâ bilir; ancak âlimler bunların Kur'an'ın mucize oluşuna işaret ettiğini ifade etmişlerdir.
Tasavvuf geleneğinde ise harfler, ilahî isimlerin ve manaların sembolik aynaları olarak değerlendirilmiştir. Özellikle "Elif" harfi, Allah'ın birliğini temsil eden düz ve tek çizgisiyle tevhide işaret eden bir remiz olarak görülmüştür.
Sayıların Hikmeti
Kur'ân ve sünnette bazı sayıların tekrar ettiği görülmektedir. Bu durum, sayıların kutsallığından değil, taşıdıkları hikmetlerden kaynaklanmaktadır.
1 Sayısı
Tevhidin sembolüdür. Allah birdir, ortağı yoktur.
3 Sayısı
Pek çok ibadette tekrar edilir. Abdest uzuvlarının üç defa yıkanması bunun örneklerindendir.
7 Sayısı
Kur'an'da ve hadislerde sıkça geçer. Yedi kat gök, tavafın yedi şavt olması, Safa ile Merve arasında yedi defa sa'y yapılması bunun misallerindendir.
40 Sayısı
Olgunlaşma ve kemalin sembolü olarak kabul edilmiştir. Peygamber Efendimiz (sav) kırk yaşında peygamberlikle görevlendirilmiştir.
99 Sayısı
Allah'ın Esmâü'l-Hüsnâ olarak bilinen doksan dokuz güzel ismine işaret eder.
Ebced ve Cifir Meselesi
İslam tarihinde bazı âlimler harflerin sayısal değerlerinden yararlanarak "ebced hesabı" kullanmışlardır. Özellikle Osmanlı kültüründe tarih düşürme sanatında yaygın olarak görülür. Bununla birlikte İslam âlimlerinin çoğu, ebced hesabının dinin temel delili olarak kullanılmayacağını, yalnızca yardımcı bir yorum ve işaret yöntemi olabileceğini ifade etmişlerdir.
Bediüzzaman Said Nursî de Risale-i Nur'da bazı ayetlerin ebced ve cifir yönünden işaretlerini zikretmiş; ancak bunların kesin delil değil, "latif işaretler" olduğunu özellikle vurgulamıştır.
Sonuç
İslam'da harfler ve sayılar başlı başına kutsal varlıklar değildir. Kutsiyet, onları yaratan Allah'a aittir. Ancak harfler ilahî kelâmın taşıyıcısı, sayılar ise kâinattaki nizamın göstergeleri olarak büyük hikmetler barındırırlar. Mümin için harfler Kur'an'a açılan kapılar, sayılar ise Allah'ın ölçü ve düzen sıfatlarını tefekkür ettiren işaretlerdir.
Harflerin ardında mana, sayıların ardında hikmet arayan insan; sonunda bütün yolların Allah'ın sonsuz ilim ve kudretine çıktığını görecektir.
Kaynakça
- Kur'ân-ı Kerîm
- İmam Gazâlî, İhyâu Ulûmi'd-Dîn
- Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb
- İbn Arabî, el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye
- Celâleddîn es-Süyûtî, el-İtkân fî Ulûmi'l-Kur'ân
- Risale-i Nur Külliyatı (özellikle İşârâtü'l-İ'câz, Sözler ve Şualar)
Erkan Can Akan
Aile Danışmanı