Erkan Akan

Kalesi Olmayan Maç

Erkan Akan

Hayat…
Kimi zaman alkışlarla dolu bir stadyum, kimi zaman sessizliğin içinde kaybolan uzun bir yolculuktur. İnsan bu yolculukta koşar, mücadele eder, yorulur, düşer ve yeniden ayağa kalkar. Fakat modern dünyanın en büyük yanılgısı şudur: İnsan, neden koştuğunu unutmuştur.
Bugün dünya, kalesi olmayan bir maça dönüştü.
Herkes koşuyor ama kimse nereye gittiğini bilmiyor…
Herkes bir şeyler kazanıyor ama içindeki huzuru kaybediyor…
Kalpler büyüyor sanılırken ruhlar küçülüyor.
Bir futbol maçında kale olmazsa oyuncuların koşmasının ne anlamı kalır?
Gol atılmayacaksa mücadele niye verilir?
İşte insan da ahireti unutunca böyle olur. Hedefsiz… pusulasız… manasız…
Sabah işe yetişen insanın yüzünde telaş var; fakat secdeye yetişme heyecanı yok.
Telefonların şarjı bitince panikleyenler, ruhlarının karardığını fark etmiyor.
Dünya için yıllarca plan yapanlar, ölüm için bir satır hazırlık yapmıyor.
Oysa dünya, sonsuz kalınacak bir yer değildir.
Burası sadece bir koridordur.
Asıl hayat, perde kapandıktan sonra başlayacaktır.
Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz şöyle buyurur:
“Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Ahiret yurdu ise takva sahipleri için daha hayırlıdır.”
(En‘âm Suresi, 32. Ayet)
İnsan bazen en büyük yenilgiyi kazanırken yaşar.
Çünkü dünya alkışları geçicidir.
Bir gün herkes susacak…
Makamlar bitecek…
Güzellik solacak…
Paralar başkasının cebine kalacak…
Ve geriye sadece kalbin taşıdığı amel kalacaktır.
Ne acıdır ki bazı insanlar ömür boyu dünya için ter döker ama ahiret için bir damla gözyaşı dökmez.
Kalbi olmayan beden nasıl cesetse, ahireti olmayan dünya da öyle bir hiçliktir.
Risale-i Nur’da geçen şu mana insanın içine işleyen büyük bir hakikattir:
“Dünya bir misafirhanedir.”
Misafir olan insan ise ebedî kalacakmış gibi davranamaz.
Belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey; biraz durup kendimize şu soruyu sormaktır:
“Ben gerçekten neyin peşinden gidiyorum?”
Çünkü herkes bir maçın içinde…
Ama herkesin bir kalesi yok.
Dünya için yaşayan yorulur.
Ahiret için yaşayan ise huzur bulur.
Çünkü dünya alkış ister, ahiret ise samimiyet…
Ve insan bir gün anlar:
Asıl mesele çok yaşamak değil, hakikatle yaşayabilmektir.

Kaynakça

Kur’an-ı Kerim, En‘âm Suresi, 32. Ayet
Risale-i Nur Külliyatı – Sözler
İmam Gazâlî – İhyâu Ulûmi’d-Dîn
İbn Ataullah el-İskenderî – Hikem-i Atâiyye
İmam Rabbânî – Mektûbât

Erkan Can Akan
Aile Danışmanı

Yazarın Diğer Yazıları