Son yıllarda dünyanın çeşitli yerlerinde "ifade özgürlüğü" adı altında kutsallara yönelik gerçekleştirilen saldırılar, insanlığın ne kadar büyük bir ahlaki çöküş yaşadığını gözler önüne sermektedir. Bir insanın inancına, mukaddesatına ve manevi değerlerine saldırmak; ne fikir özgürlüğüdür ne de medeniyettir. Bu, düpedüz saygısızlık ve ahlaksızlıktır.
Bugün okullarda çocuklara matematik, fen, tarih ve yabancı dil öğretiliyor. Elbette bunların hepsi gereklidir. Ancak bir nesle kutsala saygı öğretilmiyorsa, o nesil bilgi sahibi olsa bile edep sahibi olamaz. Çünkü edep, ilmin süsüdür. Saygının olmadığı yerde bilgi insanı yüceltmez; aksine kibirli ve saldırgan bir karakter ortaya çıkarır.
Özellikle genç nesillere, insanların kutsallarına dokunmanın özgürlük değil; toplumsal huzura kast etmek olduğu anlatılmalıdır. Bir insanın inanmadığı bir değere bile saygı göstermesi, onun gerçek anlamda medeni olduğunu gösterir. Kendi düşüncesine saygı bekleyen birinin, başkasının inancına hakaret etmesi ise büyük bir çelişkidir.
Biz Müslümanlar için Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem), sadece bir tarih şahsiyeti değildir. O, Allah'ın Habibi, âlemlere rahmet olarak gönderilmiş son peygamberdir. Milyarlarca insanın gönlünde taht kurmuş olan Efendimize dil uzatmak, onu aşağılamaya kalkışmak veya alay konusu yapmak; hiçbir şekilde fikir hürriyeti kapsamında değerlendirilemez.
Açıkça ifade etmek gerekir ki; Peygamber Efendimize yönelik yapılan her hakaret, Müslümanların kalbinde derin yaralar açmaktadır. Kutsallar üzerinden provokasyon yapmak, toplumları karşı karşıya getirmekten başka bir işe yaramaz. İnsan haklarından bahsedenlerin, önce insanların inançlarına saygı göstermeyi öğrenmeleri gerekir.
Bugün Hz. Muhammed'e (s.a.v.) hakaret etmeyi cesaret sananlar şunu bilmelidir: Saygısızlık cesaret değildir. Kutsallara saldırmak fikir üretmek değildir. İnsanların en değer verdiği şeyleri hedef almak özgürlük değil; ahlaki iflastır.
Okullarımızda, ailelerimizde ve toplumun her kademesinde çocuklarımıza şu hakikati öğretmeliyiz: Kutsala saygı, insanlığa saygıdır. İnançlara saygı, toplumsal barışın teminatıdır. Peygamberlere saygı ise edebin zirvesidir.
Unutulmamalıdır ki; medeniyet, kutsalları aşağılamakla değil, onlara hürmet göstermeyi öğrenmekle inşa edilir.
Kaynakça
1. Kur'ân-ı Kerîm, Ahzâb Suresi 56. Ayet.
2. Kur'ân-ı Kerîm, Hucurât Suresi 11-12. Ayetler.
3. Kur'ân-ı Kerîm, Enbiyâ Suresi 107. Ayet.
4. İmam Nevevî, Riyâzü's-Sâlihîn.
5. Kâdı Iyâz, eş-Şifâ bi Ta'rîfi Hukûki'l-Mustafâ.
6. İmam Gazâlî, İhyâu Ulûmi'd-Dîn.
7. Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Tefsiri.
Erkan Can Akan
Aile Danışmanı & Manevi Danışman