İnsan ilişkileri çoğu zaman söylenen sözlerden çok, söylenmeyenlerin içinde gizlidir. Bir toplantıda, dost meclisinde, iş ortamında ya da aile sohbetinde hakkınızda güzel şeyler söylenirken herkesin verdiği tepki aynı olmaz. Kimi içtenlikle destekler, kimi sessizce gülümser, kimi de hiç fark ettirmeden konuyu başka bir yöne çeker. İşte tam da bu noktada dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrıntı vardır: Siz övülürken konuyu değiştiren kişi kimdir?
Başarı, emek ve takdir görmek insanların doğal ihtiyaçlarından biridir. Her insan yaptığı işin görülmesini, çabasının değer bulmasını ister. Ancak ne yazık ki herkes başkalarının başarısından aynı derecede mutluluk duyamaz. Bazı insanlar sizin yükselişinizi kendi eksiklikleriyle kıyaslar, sizin aldığınız takdiri kendileri için bir tehdit olarak algılar. Bu nedenle doğrudan olumsuz bir yorum yapmak yerine daha ince bir yönteme başvururlar; konuyu değiştirirler.
Konu değiştirmek bazen masum bir davranış gibi görünebilir. Fakat zamanla tekrar eden bir alışkanlık hâline geldiğinde farklı anlamlar taşımaya başlar. Dikkat edin; birisi sizin başarınızdan, çalışkanlığınızdan veya olumlu özelliklerinizden bahsettiğinde sohbeti aniden başka bir meseleye çeken kişiler genellikle o takdir ortamında bulunmaktan rahatsız olanlardır. Çünkü övgünün devam etmesi, sizin görünür olmanız anlamına gelir. Oysa bazı insanlar başkalarının görünürlüğünden huzursuzluk duyar.
Bu durum özellikle iş hayatında daha belirgindir. Bir ekip toplantısında bir çalışanın başarısı dile getirildiğinde, gerçekten güçlü karaktere sahip kişiler bu başarıyı destekler ve büyütür. Çünkü onlar bilir ki başkasının başarısı kendi değerlerini azaltmaz. Fakat özgüven sorunu yaşayan veya sürekli rekabet psikolojisiyle hareket eden kişiler, övgünün etkisini azaltmak için konuyu farklı bir noktaya taşımaya çalışırlar. Amaçları çoğu zaman sizi doğrudan eleştirmek değil, dikkatin üzerinizde kalmasını engellemektir.
İnsan karakteri en çok, başkalarının kazançları ve başarıları karşısında ortaya çıkar. Bir kişinin gerçek niyetini anlamak istiyorsanız, zor günlerinizde yanınızda olup olmadığı kadar iyi günlerinizdeki tavrına da bakmalısınız. Çünkü birçok insan üzüntünüze ortak olabilir; fakat herkes başarınıza ortak olamaz. Başarı karşısında gösterilen samimiyet, dostluğun ve karakterin en önemli göstergelerinden biridir.
Elbette her konu değiştiren kişiyi kıskançlıkla suçlamak doğru değildir. Bazen insanlar farkında olmadan sohbetin akışını değiştirebilirler. Ancak aynı davranış sürekli tekrar ediyor, özellikle de konu sizin başarılarınız veya olumlu yönleriniz olduğunda ortaya çıkıyorsa, bu tesadüf olmaktan çıkar. İnsanların sözlerinden çok, tekrar eden davranışları onların gerçek düşüncelerini gösterir.
Hayatta ilerledikçe şunu fark edersiniz: Sizi gerçekten seven insanlar, sizin parlamanızdan korkmazlar. Aksine ışığınızın daha da güçlenmesini isterler. Başarılarınızı küçültmeye çalışmaz, konuşulmasından rahatsız olmaz, takdir edilmenizi doğal karşılarlar. Çünkü gerçek dostluk ve olgunluk, başkasının değerini kabul edebilme erdemidir.
Bu nedenle bir ortamda hakkınızda güzel şeyler konuşulurken sadece sizi öven kişilere değil, verilen tepkilere de dikkat edin. Kimlerin yüzü aydınlanıyor, kimler destekleyici sözler ekliyor, kimler sessizce dinliyor ve kimler konuşmanın yönünü değiştirmeye çalışıyor? Bazen insanlar kendilerini en çok böyle anlarda ele verirler.
Unutmayın; sizi alkışlayanlar kadar, alkış sesini bastırmaya çalışanlar da hayatınızdaki insanların gerçek yerini anlamanıza yardımcı olur. Çünkü karakter, çoğu zaman kişinin sizin hakkınızda ne söylediğinde değil; sizin hakkınızda söylenenlere nasıl tepki verdiğinde ortaya çıkar.