Said Yalçın

Boztepe: Ruhumun Haritasının Çizildiği Mahalle

Said Yalçın

57 yaşıma girmiş bulunmaktayım…

İnsan ömründe bazı yaşlar vardır; sadece takvim yapraklarının değiştiği bir gün değildir. Geçmişi önüne serer, geleceği ise sessizce düşündürür. Ben de bugün, çocukluğumun sokaklarına doğru uzun bir yolculuğa çıktım. Ayaklarım bulunduğum yerdeydi ama ruhum çoktan Boztepe'nin dar sokaklarında dolaşmaya başlamıştı.

Çünkü insan, doğduğu yeri hiçbir zaman terk edemez. Belki evini değiştirir, şehrini değiştirir, hatta ülkesini değiştirir; fakat çocukluğunu bıraktığı mahalleyi hiçbir zaman geride bırakamaz. O mahalle, insanın ruhuna işlenmiş bir mühürdür.

Ben Boztepe çocuğuyum.

Bunu söylerken sadece doğduğum yeri tarif etmiyorum. Karakterimi, duruşumu ve hayat anlayışımı anlatıyorum.

Bizim mahallede insanın değeri cebiyle değil, sözüyle ölçülürdü. Selam vermek bir nezaket değil, bir karakter meselesiydi. Büyüklerin duasını almak, en büyük servetti. Komşunun derdi herkesin derdi olurdu. Aç kalan yalnız kalmaz, düşen yerden kaldırılırdı.

Bizim mahallede dostluk, ekmekten önce gelirdi.

Bugün dönüp baktığımda görüyorum ki, beni ben yapan ne diplomalarım ne makamlar ne de yılların kazandırdığı tecrübeler olmuş. Beni ben yapan; o tozlu sokaklarda öğrendiğim insanlık dersleri olmuş.

Çünkü insan, düşünebilen, sorgulayabilen ve özgür iradesiyle kendi kimliğini inşa edebilen tek biyopsişik varlıktır. Ancak o kimliğin ilk harcı, doğduğu mahallenin toprağıyla karılır.

Doğduğum o dar sokaklar bana dünyayı geniş bir yürekle kucaklamayı öğretti.

Orada öğrendim doğruluğu...

Orada öğrendim haksızın karşısında dimdik durmayı...

Orada öğrendim eğilip bükülmeden yaşamayı...

Belki bu yüzden hayatım boyunca yalpalamadım.

Kimsenin hoşuna gitsin diye doğruları eğip bükmedim.

Hatalıya "Haklısın." demedim.

Menfaat uğruna yalakalık yapmadım.

Çünkü Boztepe'nin çocukları önce aynaya bakmayı öğrenirdi.

İnsanın özüyle sözünün bir olması gerektiğini bize kitaplar değil, mahallemizin insanları öğretti.

Her insanın duasında olmak, herkesin harcı değildir.

Dualarda yer bulabilmek için önce vicdanlı olacaksın.

Kansız olmayacaksın.

Duruşunu satmayacaksın.

İnsanlığını pazarlık konusu yapmayacaksın.

Kimsenin sırtına basarak yükselmeye çalışmayacaksın.

Ve en önemlisi; kendin olacaksın.

Çünkü insanlar söylediklerini unutabilir.

Yaptıklarını da unutabilir.

Ama onlara nasıl bir insan olduğunu asla unutmaz.

Bugün Boztepe'nin sokakları eskisi gibi mi?

Hayır...

Sokaklar değişmiş.

Evler değişmiş.

İnsanlar değişmiş.

Belki mahalle kültürü de eski sıcaklığını büyük ölçüde kaybetmiş.

Bugünün Boztepe'sinde bazen yabancılık hissediyorum.

Çocukluğumun seslerini arıyorum.

Kapı önlerinde oturan nineleri...

Top peşinde koşan çocukları...

Akşam ezanıyla eve çağrılan yaramazları...

Mahalle bakkalındaki veresiye defterini...

Bir tas çorbayı paylaşan komşuları...

Bir tebessümün bin kelime ettiği o güzel insanları...

Belki çoğu artık yok.

Ama onlar benim hafızamda hâlâ capcanlı yaşıyor.

Çünkü mahalle dediğimiz şey sadece binalardan ibaret değildir.

Mahalle, insanın karakteridir.

Vicdanıdır.

Köküdür.

Hafızasıdır.

Ruhudur.

Bugün 57 yaşındayım.

Geride kalan yıllara baktığımda şunu büyük bir gönül rahatlığıyla söyleyebiliyorum:

Ruhumun haritası Boztepe'nin sokaklarında çizildi.

Hayata attığım her adımda o sokakların emeği var.

Aldığım her duada mahallemin bereketi var.

Duruşumda çocukluğumun terbiyesi var.

Ben hâlâ o mahallenin çocuğuyum.

Ve ömrümün son nefesine kadar da öyle kalacağım.

Çünkü insanın gerçek memleketi, nüfus cüzdanına yazılan şehir değildir.

Gerçek memleketi; ilk düştüğünde kaldırıldığı, ilk sevincini paylaştığı, ilk gözyaşını sildiği ve ilk insan olmayı öğrendiği mahalledir.

Benim memleketim ise, bütün değişimine rağmen, bütün hatıralarıyla hâlâ Boztepe'dir.

Oraya her baktığımda çocukluğumu görüyorum.

Her dua ettiğimde mahallemin insanlarını anıyorum.

Ve her doğum günümde içimden aynı cümle yükseliyor:

"İyi ki Boztepe'de doğmuşum... Çünkü beni hayata hazırlayan okul, o mahallenin sokaklarıydı."

Yazarın Diğer Yazıları