Said Yalçın

İkinci Göz Ağrımızı Kim Susturdu?

Said Yalçın

Malatya futbolu yıllardır yalnızca bir spor mücadelesi vermiyor. Aynı zamanda aidiyetin, hafızanın ve şehir kimliğinin mücadelesini yaşıyor. Bir dönem efsane Malatyaspor'un ardından doğan Yeni Malatyaspor, bu şehrin ikinci göz ağrısı oldu. Binlerce insanın sevincine, hüznüne ve umutlarına ortak olan bu kulüp, bugün varlığını sürdürebilme mücadelesi veriyor.

Uzun yıllardır, özellikle Adil Gevrek döneminden bu yana, Yeni Malatyaspor hakkında kalem oynatmadım. Çünkü yaşananların günün sıcak tartışmalarından çok daha büyük olduğunu düşündüm. Ancak gelinen noktada sessiz kalmak, Malatya futbolunun geleceğine sırt çevirmek anlamına gelir.

Son günlerde peş peşe yapılan açıklamalar kamuoyunun kafasını ciddi şekilde karıştırdı.

Bir tarafta kulübün hukuk mücadelesinin devam edeceğini dile getiren açıklamalar var. Haşim Karadağ, Aydın İşkur ve Abdullah Aksoğan'ın mahkeme süreçlerinin süreceğine yönelik beyanları, kulübün henüz mücadeleden vazgeçmediği yönünde bir beklenti oluşturdu. Son olarak Abdullah Aksoğan'ın yönetimin dimdik ayakta durduğunu, hukuki sürecin devam ettiğini ve Adalet Bakanı'ndan randevu talep ettiklerini açıklaması, Yeni Malatyaspor camiasına umut verdi.

Ancak aynı gün içerisinde Malatya Yeşilyurtspor tarafından yapılan açıklama, bambaşka bir tablo ortaya koydu. Açıklamada, Yeni Malatyaspor ile uzlaşı sağlandığı, kentin profesyonel futbolda tek takımla temsil edilmesinin kararlaştırıldığı ve Yeni Malatyaspor'un 2026-2027 sezonunda resmi müsabakalara katılmayacağı ifade edildi.

Bu açıklamanın hemen ardından Yeni Malatyaspor cephesinden çok daha farklı iddialar içeren bir bildiri yayımlandı.

Kulüp, tesislere girişlerinin engellendiğini, stadyumu kullanmalarına izin verilmediğini, yalnızca bir antrenman sahasını kullanma taleplerinin reddedildiğini ve kendilerine uygun olmayan alternatif tesislerin önerildiğini öne sürdü. Ayrıca süreç boyunca "Malatya futbolu iki takımı kaldırmaz, siz çekilin" şeklinde ifadelerle karşılaştıklarını iddia ederek, fiilen futboldan çekilmeye zorlandıklarını savundu.

Eğer bu iddialar doğruysa, Malatya futbolu adına son derece düşündürücü bir tabloyla karşı karşıyayız.

Çünkü bir futbol kulübü ekonomik zorluklarla ayakta kalamayabilir. Sportif başarısızlık yaşayabilir. Hatta mahkemelerde hak arayabilir. Bunların tamamı sporun doğal süreçleridir. Ancak bir kulübün iddia edildiği gibi baskılar sonucunda faaliyet gösteremez hale gelmesi, yalnızca o kulübün değil, tüm şehrin kaybıdır.

Bugün bir başka soruyu da sormak gerekiyor.

Malatya Yeşilyurtspor ciddi bir bütçeyle yeni sezon hazırlıklarını sürdürüyor. Transferler art arda açıklanıyor, önemli harcamalar yapılıyor. Elbette her kulüp başarılı olmak için yatırım yapabilir.

Peki ya hedef gerçekleşmezse?

Şampiyonluk gelmezse...

Harcanan kaynakların hesabını kim verecek?

Bir kulübü ortadan kaldırmanın ya da buna zemin hazırladığı iddia edilen bir sürecin sonunda başarısız olunursa, Malatya futbolunun kaybettiği yılları kim geri getirecek?

İşte asıl sorgulanması gereken konu budur.

Çünkü rekabet, futbolu büyütür.

Alternatifler, şehir sporunu güçlendirir.

Tek seslilik ise çoğu zaman gelişimin önüne geçer.

Yeni Malatyaspor'un yaptığı açıklamada yer alan iddiaların tamamı kamuoyu açısından açıklığa kavuşturulmalıdır. Eğer gerçekten bir baskı söz konusu olduysa bunun kimler tarafından, hangi gerekçeyle gerçekleştirildiği şeffaf biçimde ortaya konulmalıdır. Eğer böyle bir durum yaşanmadıysa da kamuoyundaki soru işaretleri yine aynı açıklıkla giderilmelidir.

Malatya futbolu dedikodularla değil, belgelerle konuşmalıdır.

Öte yandan yıllardır kulübü bu noktaya getiren süreçte sorumluluğu bulunan isimlerin de hesap vermesi gerektiğine inanıyorum. Özellikle Adil Gevrek dönemine ilişkin kamu vicdanında oluşan soru işaretleri giderilmeden, Yeni Malatyaspor dosyası kapanmış sayılmayacaktır. Hukuk önünde herkesin sorumluluğu varsa bunun ortaya çıkarılması, hem kulüp hem de Malatya futbolunun geleceği açısından önem taşımaktadır.

Benim meselem herhangi bir kulübü yüceltmek ya da hedef göstermek değildir.

Benim meselem Malatya'nın değerlerini korumaktır.

Yeni Malatyaspor bu şehrin hafızasıdır.

Bu hafızanın sessizce silinmesine kimsenin kayıtsız kalmaması gerekir.

Bugün Malatya futbolunun ihtiyacı olan şey; dayatma iddiaları, kutuplaşma ve belirsizlik değil, şeffaflık, adalet ve hesap verebilirliktir.

Çünkü şehirlerin kulüpleri kapanabilir.

Ama adalet duygusu kapanırsa, geriye ne futbol kalır ne de ortak bir gelecek.

Yazarın Diğer Yazıları