Said Yalçın

İnsanca Kalabilmenin Bedeli

Said Yalçın

İnsanı insan yapan şeyin ne olduğu sorusu, çağlar boyunca hem Hz. Ali gibi büyük düşünürlerin hem de sanatın içinden gelen isimlerin sözlerinde yankı bulur. Bugün hâlâ bu sözlere dönüp bakmamızın nedeni, değişen dünyaya rağmen değişmeyen hakikatlerin varlığıdır.

“Bir erkek elbisesi tarafından değil, karakteri tarafından değerlendirilir.” Bu söz, modern çağın gösteriş odaklı yapısına karşı güçlü bir itirazdır. Sosyal medyanın, tüketimin ve dış görünüşün ön plana çıktığı bir dünyada, insanın özünü hatırlatır: Karakter. Çünkü kıyafetler, makamlar ve unvanlar geçicidir; fakat insanın duruşu, ahlakı ve vicdanı kalıcıdır.

Hz. Ali’nin “Dert ve sıkıntının şiddetine sabır göster, bunun da sonu gelecektir. Bil ki sabır bir asalet göstergesidir.” sözü ise hayatın kaçınılmaz gerçeklerinden biri olan zorluklara karşı nasıl bir tavır alınması gerektiğini öğretir. Sabır burada pasif bir bekleyiş değil, bilinçli bir direniştir. İnsan, acıya rağmen ayakta kalabiliyorsa, işte o zaman gerçek anlamda asil bir duruş sergiler.

İranlı sanatçı Mohsen Namjo’nun sözleri ise bu düşünsel derinliği daha varoluşsal bir noktaya taşır: “Bu dünyanın tüm kandırmacılarını bırakarak kendimize insanca bir yol çizeceğiz.” Bu ifade, insanın kendi yolunu bulma çabasını anlatır. Toplumun dayattığı kalıplardan sıyrılıp, daha sahici, daha insani bir yaşam arayışı… Belki de modern insanın en büyük mücadelesi budur: Kendine rağmen kendisi olabilmek.

Ve ardından Müslüm Gürses’in o derin, içe işleyen sözleri gelir:
“Hep zamana yenik düştük… Hayat zordu ama yaşamak güzeldi.”
Bu cümle, hayatın çelişkisini en yalın haliyle ortaya koyar. Evet, hayat zor. Bazen bir “acı çığlık” kadar sert, bazen insanı içine çeken bir yalnızlık kadar ağır… Ama yine de yaşamaya değer. Çünkü dostluklar, hatıralar ve kalpte yer eden insanlar bu zorluğun içindeki en büyük anlamı oluşturur.

Tüm bu sözler bir araya geldiğinde aslında tek bir gerçeği işaret eder: İnsan, dış dünyanın aldatıcılığına rağmen iç dünyasını koruyabildiği ölçüde değerlidir. Sabırla, karakterle ve sahicilikle çizilen bir hayat yolu, belki kolay değildir ama anlamlıdır.

Ve son olarak, hayatın yükü omuzlarımızı ne kadar zorlarsa zorlasın, bizi biz yapan değerlerden vazgeçmediğimiz sürece kaybetmiş sayılmayız. Çünkü gerçek kayıp, insanın kendini unutmasıdır. Ve belki de en büyük kazanç, tüm zorluklara rağmen “insanca” kalabilmektir.

Yazarın Diğer Yazıları