6 Şubat'tan Sonra Değişmeyen Gerçekler
Malatya, son yıllarda yalnızca bir şehir değil; sabrın, mücadelenin ve ayakta kalma çabasının sembolü haline geldi. 6 Şubat depremlerinin üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen yaşanan sıkıntılar ne yazık ki azalmadı. Fiziki yaralar büyük ölçüde sarılmaya çalışılırken, ekonomik ve sosyal yaralar her geçen gün daha da derinleşiyor.
Depremi yaşayan bir şehirden beklenti; dayanışma, anlayış ve ortak akıl olurdu. Ancak bugün gelinen noktada birçok vatandaş, "Biz 6 Şubat'tan gerekli dersleri alabildik mi?" sorusunu haklı olarak sormaya başladı.
Fahiş Kiralar: Malatyalının En Büyük Çıkmazlarından Biri
Özellikle Akpınar, Kışla, Fuzuli ve Prestij Sokak gibi ticaretin merkezleri olarak gösterilen bölgelerde ev ve iş yeri kiraları adeta kontrolden çıkmış durumda.
Bugün küçük bir esnafın da, maaşlı çalışan bir vatandaşın da bu rakamlarla ayakta kalabilmesi neredeyse imkânsız hale geldi.
Deprem yaşamış bir şehirde insanların birbirine destek olması beklenirken, tam tersine birçok mülk sahibinin yüksek kira taleplerinde ısrar etmesi vicdanları yaralıyor.
Sonuç ise değişmiyor:
Esnaf zor durumda.
Kiracılar zor durumda.
Yeni yatırım yapmak isteyenler vazgeçiyor.
Şehrin ticari hayatı her geçen gün biraz daha kan kaybediyor.
Denetimsizlik Esnafı da Vatandaşı da Zorluyor
Malatya'da sıkça konuşulan konulardan biri de özellikle sanayi bölgesindeki fiyatlandırmalar.
Geçtiğimiz günlerde bir vatandaş aracındaki arıza için sanayiye gidiyor. Aldığı fiyat karşısında şaşkına dönüyor. Aynı işlem için Elazığ'daki bir işletmeyi arıyor ve yaklaşık üçte biri maliyetle hizmet alabileceğini öğreniyor.
Sonuç belli...
Aracını Elazığ'a götürüyor.
Burada kimse esnafın kazanmasına karşı değil. Elbette maliyetler arttı. Elbette esnaf da zor şartlarda ayakta kalmaya çalışıyor.
Ancak şu soru cevabını bekliyor:
Fiyat denetimini kim yapıyor?
Bir şehirde vatandaş komşu ile fiyat kıyaslamak yerine başka illere gitmeye başlıyorsa, ortada ciddi bir güven sorunu oluşmuş demektir.
Siyasetin Kendi Gündemi, Vatandaşın Başka Gündemi Var
Malatya'nın gündemi ekonomi, barınma, iş ve yeniden ayağa kalkmakken; vatandaş, siyasi tartışmaların içinde çözüm göremediğini düşünüyor.
İktidar kanadındaki iç çekişmeler...
Muhalefetin çoğu zaman gündemden uzak kalan açıklamaları...
Karşılıklı polemikler...
Bütün bunlar vatandaşın günlük hayatına hiçbir katkı sunmuyor.
Artık Malatyalı kavga değil, sonuç görmek istiyor.
Büyükşehir Belediyesinde Beklentiler Karşılandı mı?
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er göreve gelirken önemli vaatlerde bulundu.
Aradan geçen süre içerisinde ise kamuoyunda en çok konuşulan konulardan biri, belediye yönetiminin istenilen hızda organize olamadığı yönündeki eleştiriler oldu.
Şehirde hâlâ "ekip tam kurulamadı" yorumları yapılırken, vatandaşın çözüm beklediği birçok konuda ilerlemenin yeterince hissedilemediği ifade ediliyor.
Basına yansıyan bazı değerlendirmeler de belediye yönetiminde farklı isimlerden oluşan dar bir danışma çevresinin etkili olduğu yönünde eleştiriler içeriyor.
Vatandaşın en önemli beklentisi ise oldukça net:
Telefonlara ulaşılabilen...
Eleştiriyi dinleyen...
Sahada görünen...
Sorunları not almakla kalmayıp çözüme dönüştüren bir yönetim anlayışı.
Çünkü "Malatya yeniden Doğu'nun Paris'i olacak." söylemi tek başına yeterli olmuyor.
Bu hedefe ulaşabilmek için vatandaş somut icraat görmek istiyor.
Kayısı Festivali Beklentileri Karşılayabildi mi?
Malatya'nın en önemli marka değerlerinden biri olan Uluslararası Kayısı Festivali, bu yıl da büyük beklentilerle gerçekleştirildi.
Ancak şehirde oluşan genel kanaat, organizasyonun beklenen etkiyi oluşturamadığı yönünde oldu.
Böylesine önemli bir markanın yalnızca konserlerle değil;
ekonomi,
tarım,
turizm,
uluslararası tanıtım,
yatırım
başlıklarıyla desteklenmesi gerektiğini düşünenlerin sayısı oldukça fazla.
Malatya'nın dünyaya açılan penceresi olması gereken festivalin daha güçlü bir vizyonla planlanması gerektiği yönündeki görüşler dikkat çekiyor.
Milletvekilleri Sahada Yeterince Var mı?
Vatandaşın eleştirdiği bir diğer konu ise milletvekillerinin şehirle kurduğu iletişim.
Özellikle AK Parti ve MHP milletvekillerinin yerel basınla eskisi kadar yakın ilişki kurmadığı, açıklamaların çoğunlukla elektronik posta yoluyla servis edildiği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
"Buradayız."
"Şunu yaptık."
"Cumhur İttifakı dimdik ayakta."
Şeklindeki açıklamaların artık tek başına kamuoyunu ikna etmediğini söyleyen vatandaşlar, daha fazla saha çalışması görmek istiyor.
Sahada Görülen İsimler de Var
Eleştirilerin yanında kamuoyunda olumlu değerlendirilen isimler de bulunuyor.
Yeniden Refah Partisi Malatya İl Başkanı Burhan Kılıç'ın sık sık vatandaşlarla bir araya gelmesi, esnaf ziyaretleri yapması ve mahallelerde bulunması birçok kişi tarafından takdir ediliyor.
Benzer şekilde Büyük Birlik Partisi Malatya İl Başkanı Yüksel Duman'ın da ekibiyle birlikte ilçe ilçe, mahalle mahalle yaptığı ziyaretler kamuoyunda olumlu karşılık buluyor.
Siyasette farklı görüşler olabilir. Ancak vatandaş açısından önemli olan; seçim dönemlerinde değil, her zaman ulaşılabilir olmaktır.
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası'nın Rolü
Şehrin ekonomik geleceği söz konusu olduğunda en fazla dikkat çeken kurumlardan biri de Malatya Ticaret ve Sanayi Odası.
Başkan Oğuzhan Ata Sadıkoğlu'nun özellikle deprem sonrası süreçte sanayi, üretim, yatırım ve iş dünyasının sorunlarını sık sık gündeme taşıması kamuoyunda karşılık buluyor.
Malatya'nın ekonomik kalkınmasına yönelik yaptığı girişimler ve iş dünyasının sesi olma çabası, birçok kesim tarafından önemli görülüyor.
Şehrin ortak değerlerinin günlük siyasi tartışmaların dışında tutulması, Malatya'nın geleceği açısından daha sağlıklı olacaktır.
Ben derim ki;
Malatya bugün yeniden ayağa kalkmaya çalışan bir şehir.
İnsanlar artık slogan duymak istemiyor.
Sorunların kabul edilmesini...
Denetimin artırılmasını...
Şeffaf yönetimi...
Ulaşılabilir yöneticileri...
Ekonomik rahatlamayı...
Esnafın nefes almasını...
Gençlerin umutlanmasını...
İstiyor.
6 Şubat, Malatya'ya çok ağır bir bedel ödetti.
Bu bedelin üzerine yeni ekonomik yükler, yüksek kiralar, denetimsizlik ve iletişim eksikliği eklenmemeli.
Malatya'nın ihtiyacı; ayrışmak değil birleşmek, mazeret üretmek değil çözüm üretmek, günü kurtarmak değil geleceği inşa etmektir.
Çünkü bu şehir, yaşadığı bütün acılara rağmen yeniden ayağa kalkacak güce sahiptir. Bunun gerçekleşmesi ise ancak ortak akıl, güçlü yönetim, şeffaflık ve vatandaşın sesine kulak veren bir anlayışla mümkün olacaktır.