Malatya Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri yaklaşırken adaylar üzerinden çeşitli değerlendirmeler yapılıyor. Elbette her adayın projeleri, vizyonu ve geçmiş performansı tartışılabilir. Ancak bir değerlendirme yapılırken hakkaniyetli olmak, eleştirinin yanında yapılanları da görmek gerekir.
Son günlerde bazı yorumlarda Oğuzhan Ata Sadıkoğlu'nun görev süresi boyunca Malatya sanayisine katkı sunamadığı yönünde ifadeler kullanılıyor. Bu görüşlere katılmak mümkün değil. Çünkü özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından yaşanan süreç, Malatya'nın iş dünyası adına tarihe geçecek bir mücadele dönemidir ve bu dönemin en görünür aktörlerinden biri de Oğuzhan Ata Sadıkoğlu olmuştur.
Depremin ardından şehirde birçok kurum sessizliğe bürünürken, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası sürekli sahada kaldı. Ankara'da bakanlıklar nezdinde yapılan görüşmelerden, iş dünyasının taleplerinin kamuoyuna taşınmasına kadar birçok konuda Sadıkoğlu'nun aktif bir mücadele yürüttüğüne hep birlikte şahit olduk. Mücbir sebep uygulamasının uzatılması, konteynerlerde faaliyet gösteren esnafın sorunlarının gündeme taşınması, yerinde dönüşüm hak ediş ödemelerinin hızlandırılması ve KOBİ'lerin desteklenmesi için yapılan girişimler bunun somut örnekleridir.
Bugün dönüp baktığımızda şu soruyu sormak gerekiyor: Depremden sonra Malatya'nın ekonomik yaralarının sarılması için yerel yönetimler ne yaptı? Malatya'nın milletvekilleri sanayicinin, üreticinin ve ihracatçının taleplerini ne kadar güçlü şekilde gündeme taşıdı? Bu soruların cevabı kamuoyunun takdirindedir. Ancak şurası bir gerçektir ki, iş dünyasının sesi olması gereken noktada Oğuzhan Ata Sadıkoğlu çoğu zaman tek başına mücadele vermiştir.
Göreve geldiği 2018 yılından itibaren Malatya TSO'nun üye sayısının yüzde 100 artması da göz ardı edilemeyecek bir başarıdır. Bu artış sadece rakamsal bir büyüme değil, aynı zamanda kuruma duyulan güvenin göstergesidir. Bunun yanında Malatya Organize Sanayi Bölgesi'nin daha güçlü bir üretim üssüne dönüşmesi adına yapılan çalışmalar, Doğu Anadolu'nun ilk Model Fabrikası ve İŞGEM Mesleki Eğitim Merkezi gibi projelerin hayata geçirilmesindeki öncülük rolü de önemli kazanımlar arasında yer almaktadır.
Malatya'nın en önemli ihracat ürünü olan kayısının uluslararası pazarlarda daha güçlü bir marka haline gelmesi için yaptığı çağrılar da vizyoner bir yaklaşımın ürünüdür. Sadece günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir bakış açısıyla hareket ettiği görülmektedir.
Elbette hiçbir yönetim kusursuz değildir. Her başkanın eksikleri, her dönemin tartışmaları olabilir. Ancak bir değerlendirme yapılırken sadece eleştirileri sıralamak, yapılan çalışmaları yok saymak adil değildir. Malatya'nın deprem sonrası en zor dönemlerinde iş dünyasının hakkını arayan, Ankara'nın kapılarını aşındıran ve şehrin ekonomik geleceği için mücadele veren bir ismi görmezden gelmek de objektiflikle bağdaşmaz.
Seçimlerde son sözü yine üyeler söyleyecektir. Fakat tarih, kriz dönemlerinde kimin nerede durduğunu not eder. 6 Şubat sonrası süreçte Malatya iş dünyasının sesi olan isimlerden biri değil, belki de en görünürü Oğuzhan Ata Sadıkoğlu olmuştur.
Bu nedenle bugün yapılması gereken, kişileri değil icraatları konuşmak; algıları değil gerçekleri değerlendirmektir. Malatya'nın geleceği için de en sağlıklı yaklaşım budur.
Yazarın Diğer Yazıları
Yöresel Fuar mı, Denetimsizliğin Pazarı mı?
23 Eylül 2026 00:47Sporun Zirvesi Malatya'nın Gerçek Sorunlarına Ne Kadar Dokunacak?
22 Eylül 2026 01:55Sanayici Kimsenin Emir Eri Değildir
01 Eylül 2026 14:12Yaratılmışları Razı Etmek İçin Yaratılmadık
31 Ağustos 2026 01:38Ayıbım Varsa Oturun, Yanlışlarınızı Düşünün!
28 Ağustos 2026 01:09