Malatya, 6 Şubat depremlerinde yalnızca binalarını kaybetmedi. İnsanlar evlerini, iş yerlerini, birikimlerini, umutlarını ve yılların emeğini de enkaz altında bıraktı. Aradan geçen zamana rağmen şehrin önemli bir bölümü hâlâ toparlanma mücadelesi veriyor. Konteynerlerde yaşam devam ediyor, birçok esnaf eski günlerini arıyor, vatandaş ise her ay artan yaşam maliyetleri karşısında ayakta kalmaya çalışıyor.
Tam da böylesine hassas bir süreçte Malatya Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı MASKİ'nin su tarifelerine, belediye iştiraki MOTAŞ'ın ise toplu ulaşım ücretlerine yaptığı zamlar, vatandaşın gündeminin ilk sıralarına yerleşmiş durumda.
Bugün Malatya'da vatandaşın en çok konuştuğu konuların başında su faturaları geliyor. Çünkü birçok aile için artık su faturası sıradan bir ödeme olmaktan çıktı. İki kişilik bir hanenin ödediği su bedelinin elektrik faturasını yakalaması, hatta bazı durumlarda aşması, kamuoyunda ciddi bir rahatsızlık oluşturuyor.
Vatandaşın sorduğu soru oldukça net:
"Su temel bir ihtiyaçsa, bu kadar pahalı olmasının izahı nedir?"
Elbette altyapı hizmetlerinin bir maliyeti vardır. Elbette kurumlar gelir-gider dengesi gözetmek zorundadır. Ancak kamu hizmeti sunan kurumların görevi yalnızca mali tabloları dengelemek değildir. Aynı zamanda vatandaşın yaşam şartlarını da gözetmektir. Özellikle de deprem yaşamış bir şehirde...
Malatya Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ'nin son dönemdeki fiyat politikaları, vatandaşın alım gücüyle ne kadar örtüşüyor sorusunu beraberinde getiriyor. Çünkü maaşlar aynı hızda artmazken faturaların sürekli yükselmesi, dar gelirli vatandaşın omzundaki yükü her geçen gün ağırlaştırıyor.
Benzer bir tablo MOTAŞ'ın uyguladığı ulaşım tarifelerinde de görülüyor.
Toplu taşıma, özellikle öğrenciler ve dar gelirli vatandaşlar için bir tercih değil, zorunluluktur. Ancak son aylarda yapılan zamlar sonrasında birçok öğrenci her gün okula gitmenin maliyetini hesaplamak zorunda kalıyor. Üniversite öğrencileri, zaten yüksek kira, yurt, yemek ve eğitim giderleriyle mücadele ederken ulaşım masraflarının da artması nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşadıklarını dile getiriyor.
Öte yandan vatandaşların son dönemde dile getirdiği bir başka konu ise Malatya Büyükşehir Belediyesi'nin iştiraki olan Esenlik Marketleridir. Kuruluş amacı vatandaşın kaliteli ürüne uygun fiyatlarla ulaşmasını sağlamak olan Esenlik'in, birçok üründe ulusal zincir marketlerle kıyaslandığında daha yüksek fiyatlarla satış yaptığı yönündeki eleştiriler her geçen gün artıyor.
Şehirde alışveriş yapan vatandaşlar; aynı ürünlerin bazı ulusal market zincirlerinde daha uygun fiyatlarla satıldığını ifade ederek, belediyeye ait bir market zincirinin piyasayı dengeleyen ve vatandaşı koruyan bir rol üstlenmesi gerektiğini savunuyor. Kamuoyunda oluşan algı ise oldukça dikkat çekici: "Belediyenin marketi vatandaşa avantaj sağlamayacaksa, varlık sebebi nedir?"
Elbette serbest piyasa koşullarında her işletmenin kendi maliyet hesapları bulunabilir. Ancak belediye iştiraklerinden beklenen yalnızca ticari başarı değil, aynı zamanda sosyal fayda üretmeleridir. Özellikle deprem sonrası ekonomik zorluklarla mücadele eden bir şehirde vatandaş, belediyeye ait kurumların daha fazla sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket etmesini bekliyor.
Deprem sonrası nüfus kaybı yaşayan, ekonomik hareketliliği henüz istenilen seviyeye ulaşamayan Malatya'da vatandaşın beklentisi yeni yükler değil, destekleyici uygulamalar görmekti. Ancak ortaya çıkan tablo, birçok kişinin beklentilerinin tam tersine gelişmiş durumda.
Yerel yönetimlerin başarısı yalnızca yaptığı asfalt, kaldırım veya bina projeleriyle ölçülmez. Vatandaşın günlük hayatını ne kadar kolaylaştırdığı da en önemli kriterlerden biridir. Eğer bir şehirde insanlar su faturasını konuşuyor, otobüse binmeden önce ücret hesabı yapıyor ve belediyeye ait marketlerdeki fiyatları sorguluyorsa, burada yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda yönetsel olarak değerlendirilmesi gereken bir tablo da vardır.
Malatyalı bugün yapılan yatırımlara karşı çıkmıyor. Hizmet üretilmesine de itiraz etmiyor. Ancak deprem sonrası hâlâ yaralarını sarmaya çalışan bir şehirde, vatandaşın ödeme gücünün yeterince dikkate alınmadığını düşünüyor.
Şehir yeniden inşa edilirken unutulmaması gereken önemli bir gerçek var:
Betonarme yapılar yükseltmek kolaydır; zor olan vatandaşın güvenini, umudunu ve yaşam kalitesini yükseltebilmektir.
Malatya Büyükşehir Belediyesi'nin, MASKİ'nin, MOTAŞ'ın ve Esenlik'in önünde bugün yalnızca mali bir hesap değil, vicdani bir muhasebe de bulunmaktadır. Çünkü depremden çıkmış bir şehirde vatandaşın beklentisi yeni zam haberleri değil, hayatını kolaylaştıracak çözümler duymaktır.
Malatya'nın bugün en büyük ihtiyacı, vatandaşın sırtındaki yükü artırmak değil, o yükü hafifletecek adımların atılmasıdır.