Said Yalçın

Okyanus Gibi Haysiyet, Elif Gibi Şahsiyet… Malatya'nın Beklediği Siyaset

Said Yalçın

"İki şey mühimdir… Birincisi okyanus gibi bol haysiyet, ikincisi Elif gibi dimdik şahsiyet."

Bugün siyasetin en çok ihtiyaç duyduğu iki kavram da işte bunlardır.

Makamların büyüklüğü, koltukların yüksekliği ya da verilen vaatlerin çokluğu değildir bir şehri ayağa kaldıran. Bir şehri ayağa kaldıran; haysiyetini koruyan yöneticiler ve şahsiyetinden taviz vermeyen siyasetçilerdir.

Çünkü siyaset, günü kurtarma sanatı değil; gelecek inşa etme sorumluluğudur.

Malatya, bunun en canlı örneğini yaşayan şehirlerden biridir.

Depremin üzerinden yıllar geçmesine rağmen hâlâ konteynerlerde yaşayan aileler, dükkânına dönemeyen esnaf, geleceğini başka şehirlerde arayan gençler ve her geçen gün biraz daha yalnızlaşan mahalleler bize tek bir gerçeği haykırıyor:

Malatya'nın artık sloganlara değil, karakterli siyasete ihtiyacı var.

Haysiyet sahibi siyasetçi, seçim döneminde değil, zor günlerde vatandaşın yanında olandır.

Şahsiyet sahibi siyasetçi ise alkışlandığında değil, eleştirildiğinde de aynı duruşu gösterebilendir.

Bugün vatandaşın en büyük beklentisi; birbirini suçlayan siyasetçiler değil, birlikte çözüm üreten yöneticiler görmektir.

Çünkü Malatya'nın kaybedecek bir günü bile yoktur.

Bu şehir; kayısısıyla Türkiye'nin dünyaya açılan kapısı oldu.

Sanayisiyle üretime katkı sundu.

İnsanıyla her zaman devletinin yanında durdu.

Şimdi sıra devleti ve siyaseti temsil edenlerde...

Artık Malatya üzerinden siyaset yapılmamalı; Malatya için siyaset yapılmalıdır.

Her seçim döneminde verilen sözler, açılan dosyalar ve hazırlanan projeler, seçim sandığı kapandıktan sonra raflarda tozlanmamalıdır.

Şeffaflık bir lütuf değil, görevdir.

Hesap verebilirlik bir tercih değil, sorumluluktur.

Liyakat ise sadece bir kelime değil, kalkınmanın temelidir.

Bugün Malatya'nın ihtiyacı olan şey; birbirini sosyal medyada eleştiren siyasetçiler değil, aynı masada çözüm üretebilen iradedir.

Çünkü yollar parti rozetine göre yapılmaz.

Okullar ideolojiye göre inşa edilmez.

Hastaneler siyasi görüş sormaz.

Deprem de oy tercihine göre yıkmadı.

Acı herkese eşit geldi.

Öyleyse hizmet de herkese eşit gitmelidir.

Gerçek siyaset, rakibini küçültmek değil; şehrini büyütmektir.

Gerçek liderlik, mikrofon karşısında konuşmak değil; sahada vatandaşın gözünün içine bakabilmektir.

Bugün Malatya'nın beklediği şey yeni tartışmalar değildir.

Yeni umutlardır.

Yeni yatırımlardır.

Yeni istihdam alanlarıdır.

Ayağa kaldırılmış çarşılardır.

Geri dönen gençlerdir.

Yeniden canlanan mahallelerdir.

Çocuk sesleriyle dolan sokaklardır.

Ve bütün bunların temelinde, haysiyet ve şahsiyet vardır.

Çünkü haysiyet, makamı kirletmez.

Şahsiyet, güce göre şekil değiştirmez.

Siyaset geçicidir.

Koltuklar geçicidir.

Unvanlar geçicidir.

Ama insanların gönlünde bırakılan iz kalıcıdır.

Yarın geriye dönüp bakıldığında kimsenin kaç seçim kazandığı değil, hangi yarayı sardığı hatırlanacaktır.

Malatya, artık günübirlik hesapların değil; uzun vadeli vizyonun şehri olmalıdır.

Bu kadim şehir, ayrışmayı değil birleşmeyi, polemiği değil üretmeyi, kişisel hesapları değil ortak aklı hak ediyor.

Çünkü Malatya'nın yeniden ayağa kalkması; sadece betonla değil, güvenle mümkündür.

Ve güvenin temeli de şudur:

Okyanus gibi haysiyet…

Elif gibi dimdik şahsiyet…

İşte siyasetin de, Malatya'nın da en çok ihtiyaç duyduğu iki değer budur.

Yazarın Diğer Yazıları